Sınır dışı edilme ve tahdit koduna ilişkin işlemlerde, idarenin dayandığı gerekçenin kanuni olması zorunluluğunu Danıştay 10. Daire 2010/9929 E. sayılı kararı üzerinden açıklayınız. İdarenin kendi çıkardığı bir genelgeye dayanarak yurda giriş yasağı koyması hukuka uygun mudur?
Danıştay 10. Dairesi'nin ilgili kararında, seyahat özgürlüğü gibi Anayasa ile güvence altına alınmış bir temel hakkı sınırlayan sınır dışı etme veya ülkeye giriş yasağı gibi idari işlemlerin mutlaka kanuni bir dayanağının olması gerektiği vurgulanmıştır. Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlükler ancak kanunla sınırlanabilir. İdarenin, kanunda öngörülmeyen bir sınırlama nedenini veya yöntemini kendi çıkardığı bir genelge gibi bir düzenleyici işlemle getirmesi hukuka aykırıdır. Kararda, Emniyet Genel Müdürlüğü genelgesine dayanılarak konulan Ç-117 kodlu giriş yasağının yasal dayanağı olmadığı, dolayısıyla bu işleme dayanılarak tesis edilen yurda giriş yasağı kararının da hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Kısacası, idare, temel hakları sınırlayan işlemini bir kanun hükmüne dayandırmak zorundadır; genelge, yönetmelik gibi ikincil düzenlemeler bu tür bir sınırlama için yeterli değildir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/tahdit-kodu-kaldirilmasi/)