Aldatılan eşin, üçüncü kişiye karşı açtığı manevi tazminat davasının reddedilmesi, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan 'aile hayatına saygı hakkı'nı ihlal eder mi? Anayasa Mahkemesi'nin Ömer Sivrikaya (B. No: 2020/3519) başvurusundaki değerlendirmesi nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #82363

Anayasa Mahkemesi, Ömer Sivrikaya başvurusunda bu durumun 'aile hayatına saygı hakkı'nı ihlal etmediğine karar vermiştir. AYM'nin gerekçesi özetle şöyledir: Devletin aile hayatına saygı hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüğü, bu tür uyuşmazlıklar için etkili bir yargısal sistem kurmaktır. Yargıtay, YİBK kararıyla bu konuda öngörülebilir ve istikrarlı bir içtihat oluşturmuştur. Bu içtihat, sadakat yükümlülüğünün nispiliğine ve haksız fiil unsurlarının yokluğuna dayanmaktadır. Ayrıca, aldatma eylemine karşı aldatılan eşin, sadakatsiz eşe karşı boşanma ve tazminat davası açma gibi başka hukuki yolları bulunmaktadır. Yargı makamlarının, YİBK kararına uygun olarak ve keyfilik içermeyen, yeterli gerekçelerle davayı reddetmesi, devletin pozitif yükümlülüklerini yerine getirmediği anlamına gelmez ve tek başına aile hayatına saygı hakkının ihlali olarak kabul edilemez. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/ucuncu-kisiden-manevi-tazminat-talebi/)