Bir ceza davasında, sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının gerekçesinde, sanığın 'yargılama boyunca çelişkili beyanlarda bulunduğu' ve 'mahkemeyi yanıltmaya çalıştığı' belirtilerek TCK m. 62'deki takdiri indirim uygulanmamıştır. Bu gerekçe, 'savunma hakkı' ve 'susma hakkı' ile nasıl bir denge içinde yorumlanmalıdır? Sanığın, hafıza yanılgısı veya yanlış hatırlama nedeniyle çelişkili beyanlarda bulunması, her zaman 'mahkemeyi yanıltma kastı' olarak değerlendirilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81904

Bu gerekçe, 'savunma hakkı' ve 'susma hakkı' ile hassas bir denge içinde ve çok dikkatli yorumlanmalıdır. Her çelişkili beyan, otomatik olarak 'mahkemeyi yanıltma kastı' olarak değerlendirilemez. 1) **Mahkemeyi Yanıltma Kastı:** TCK m. 62'nin uygulanmaması için, sanığın çelişkili beyanlarının, basit bir unutkanlık, heyecan veya yanlış hatırlamadan öte, 'bilinçli ve kasıtlı' olarak, mahkemeyi aldatmak, gerçeği saptırmak ve adaletin tecellisini engellemek amacıyla yapıldığının mahkeme tarafından somut olarak tespit edilmesi gerekir. Eğer sanık, farklı aşamalarda farklı şeyler söylemişse, mahkeme bu çelişkinin nedenini araştırmalı, sanığa bu çelişkiyi açıklama fırsatı vermelidir. 2) **Savunma Hakkı ve Susma Hakkı:** - **Savunma Hakkı:** Sanığın, kendisini en iyi şekilde savunmak için farklı stratejiler izlemesi veya bazı olayları kendi lehine yorumlamaya çalışması savunma hakkının bir parçasıdır. Bu, her zaman kötü niyet anlamına gelmez. - **Susma Hakkı (CMK m. 147):** Sanığın, kendisine sorulan sorulara cevap vermeme veya belirli konularda sessiz kalma hakkı vardır. Susma hakkını kullanması, aleyhine yorumlanamaz ve 'işbirliği yapmıyor, yanıltmaya çalışıyor' şeklinde değerlendirilemez. 3) **Hafıza Yanılgısı ve Stres Faktörü:** Ceza yargılaması, sanık için stresli bir süreçtir. Olayların üzerinden zaman geçmesi, travmatik bir olayın etkileri veya yargılama stresi, sanığın bazı detayları yanlış hatırlamasına veya ifadelerinde tutarsızlıklar olmasına neden olabilir. Bu, her zaman kasıtlı bir yanıltma çabası değildir. Sonuç olarak, mahkemenin, sanığın beyanlarındaki çelişkilerin, gerçekten de 'mahkemeyi yanıltma kastından' kaynaklandığını, dosyadaki diğer delillerle ve sanığın genel tutumuyla destekleyerek, şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya koyması gerekir. Sadece 'çelişkili konuştu' demek, takdiri indirim uygulamamak için yeterli ve hukuki bir gerekçe değildir. Bu, savunma hakkının orantısız bir şekilde kısıtlanması riskini taşır.