HMK m. 329/1, mahkemenin, kötü niyetli veya haksız dava açan taraf aleyhine, 'diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını' ödemeye mahkum edebileceğini belirtir. Bu 'bir kısmını' ifadesi, hakime hangi kriterlere göre bir takdir yetkisi tanımaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81901

'Bir kısmını' ifadesi, hakime, HMK m. 329/1'deki özel vekalet ücreti yaptırımını uygularken, 'orantılılık' ve 'hakkaniyet' ilkelerini gözetme yetkisi tanımaktadır. Bu, hakimin, her durumda sözleşmedeki vekalet ücretinin tamamına hükmetmek zorunda olmadığını, olayın özelliklerine göre daha düşük bir miktara karar verebileceğini gösterir. Hakimin bu takdir yetkisini kullanırken dikkate alabileceği kriterler şunlardır: 1) **Kötü Niyetin veya Haksızlığın Derecesi:** Eğer tarafın kötü niyeti çok bariz ve ağırsa veya davanın haksızlığı çok açıksa, mahkeme sözleşmedeki ücretin tamamına hükmetme eğiliminde olabilir. Ancak, kötü niyet daha sınırda veya haksızlık daha az belirginse, 'bir kısmına' hükmedilmesi daha orantılı olabilir. 2) **Sözleşmedeki Ücretin Fahiş Olması:** Madde, mahkemenin ücreti fahiş bulması halinde doğrudan kendisinin takdir edeceğini belirtir. Ancak, ücret fahiş olmasa bile, olayın özellikleri (davanın basitliği, harcanan emeğin azlığı vb.) nedeniyle sözleşmedeki ücretin 'tamamının' karşı tarafa yükletilmesi hakkaniyete aykırı görülebilir. Bu durumda hakim, 'bir kısmına' hükmedebilir. 3) **Yargılamaya Etkisi:** Kötü niyetli eylemin, yargılamanın uzamasına veya gereksiz masraf yapılmasına ne ölçüde sebep olduğu da bir kriterdir. Etkisi sınırlı kalmışsa, ücretin bir kısmına hükmedilebilir. 4) **Tarafların Ekonomik Durumu:** Çok istisnai olarak, cezanın amacını aşacak ve karşı tarafı orantısız bir şekilde mağdur edecekse, bu durum da dolaylı olarak hakimin takdirinde rol oynayabilir. Kısacası, 'bir kısmını' ifadesi, hakime, HMK m. 329'daki yaptırımı, somut olayın adaletine ve hakkaniyetine en uygun şekilde uygulama esnekliği tanır.