TCK m. 96'daki eziyet suçunun 'sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde' işlenmesi unsuru, Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2019/14546 K. sayılı kararında nasıl somutlaştırılmıştır? Sanıkların mağdurun 'ellerini ve ayaklarını ters askıyla bağladıktan sonra üzerinde sigara söndürmeleri, ayak altlarına sopayla vurmaları' eylemleri, neden tek başına kasten yaralama değil de eziyet olarak kabul edilmiştir?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2019/14546 K. sayılı kararında, bu eylemlerin tek başına kasten yaralama değil de eziyet olarak kabul edilmesinin temel nedeni, fiillerin işlenişindeki 'yöntem' ve 'amaç'tır. Kararda vurgulanan 'sistematiklik' unsuru şu şekilde somutlaşmıştır: 1) **Fiillerin Niteliği ve Bütünlüğü:** Sanıkların eylemleri, sadece basit bir darp veya yaralamadan ibaret değildir. Mağdurun 'ellerini ve ayaklarını ters askıyla bağlamak', onu savunmasız ve çaresiz bırakmaya yönelik, aşağılayıcı bir eylemdir. Bu savunmasız durumdaki bir kişinin 'üzerinde sigara söndürmek' ve 'ayak altlarına sopayla vurmak' ise, hem fiziksel acıyı hem de onur kırıcı muameleyi bir araya getiren, özel bir işkence ve eziyet metodunu çağrıştıran davranışlardır. Bu fiiller, tek tek ele alındığında kasten yaralama olarak görülebilse de, bir araya geldiklerinde, mağdurun iradesini kırmaya, ona acı çektirmeye ve onu aşağılamaya yönelik 'sistematik' bir planın parçası oldukları izlenimini vermektedir. 2) **Süreç ve Amaç:** Kararın gerekçesinde açıkça belirtilmese de, Yargıtay'ın bu tür kararlarındaki genel mantık, bu tür vahşi ve aşağılayıcı yöntemlerin, anlık bir öfkeyle değil, belirli bir süreç içinde, mağduru yıldırmak, ondan bir şey elde etmek (itiraf, bilgi vb.) veya onu cezalandırmak gibi bir 'amaç' doğrultusunda uygulandığı varsayımına dayanır. 'Ters askı' gibi bir yöntem, genellikle anlık bir kavgada değil, planlı bir sorgulama veya cezalandırma seansında kullanılır. Bu, eylemin 'sistematik' olduğunu ve 'belli bir süreç içinde' işlendiğini gösteren güçlü bir karinedir. Dolayısıyla Yargıtay, bu fiiller bütününü, tekil yaralama eylemlerinin ötesinde, kişinin onuruna ve ruhsal bütünlüğüne yönelik, sistematik bir saldırı olarak görmüş ve eziyet suçunun oluştuğuna karar vermiştir.