Velayetin kaldırılması davasında, çocuğun TMK m. 426 uyarınca bir temsil kayyımı ile temsil edilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu kayyımın, davada 'taraf' sıfatı var mıdır? Kayyımın yaptığı usuli işlemler (itiraz, temyiz vb.) doğrudan çocuk adına mı hukuki sonuç doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81883

Hayır, temsil kayyımının davada 'asli taraf' sıfatı yoktur. Davanın tarafları, velayetin kaldırılmasını isteyen davacı (kurum, akraba vb.) ile velayet hakkı sahibi olan davalı ebeveyn(ler)dir. Temsil kayyımı, bu tarafların yanında, 'çocuğun menfaatlerini korumak ve onu davada temsil etmek' üzere atanan, özel bir hukuki statüye sahip bir kişidir. Kayyımın rolü, 'fer'i müdahil'e (HMK m. 66) benzer, ancak ondan daha güçlü yetkilere sahiptir. Çünkü kayyım, çocuğun yasal temsilcisi konumundadır. Kayyımın yaptığı usuli işlemler (delil sunma, beyanda bulunma, itiraz etme, kanun yoluna başvurma vb.), doğrudan doğruya 'çocuk adına ve lehine' hukuki sonuç doğurur. Kayyım, kendi adına değil, temsil ettiği çocuk adına hareket eder. Mahkeme kararında da, çocuğun haklarına ilişkin bir hüküm kurulacaksa, bu hüküm çocuk lehine veya aleyhine kurulur; kayyımın şahsına yönelik bir hüküm kurulmaz. Kayyımın görevi, çocuğun adil bir şekilde yargılanmasını sağlamak, onun görüşlerini (eğer idrak yaşındaysa) mahkemeye aktarmak ve onun üstün yararına aykırı bir sonuç çıkmasını engellemeye çalışmaktır. Temsil kayyımı, çocuğun menfaatlerinin, davalı ebeveynin menfaatleriyle çatıştığı durumlarda, çocuğun bağımsız bir sese sahip olmasını sağlar.