İş Kanunu m. 21/3'te düzenlenen 'en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları' (boşta geçen süre ücreti), işe iade davası devam ederken işçinin başka bir işte çalışmaya başlaması durumunda kesilir mi? Yoksa bu ücret, davanın sonucuna bağlı bir hak mıdır?
Bu ücret, davanın sonucuna bağlı bir haktır ve işçinin işe iade davası devam ederken başka bir işte çalışmaya başlaması, bu alacağa hak kazanmasını engellemez veya kesilmesine yol açmaz. 'Boşta geçen süre ücreti', işe iade kararının bir sonucudur ve geçersiz sayılan fesih ile işe başlatılma (veya başlatılmama) tarihi arasındaki süreyi kapsar. Bu, sanki işçi o süre boyunca çalışmış gibi kabul edilerek ödenen bir ücrettir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, işçinin bu dava süresince başka bir işte çalışıp çalışmaması, bu alacağa hak kazanmasını etkilemez. Çünkü: 1) **Hakkın Niteliği:** Bu bir 'tazminat' değil, 'ücret'tir ve işe iade kararının geçmişe dönük bir sonucudur. 2) **Kanuni Dayanak:** Kanun metninde, bu ücretin ödenmesi için işçinin başka bir işte çalışmaması gibi bir koşul öngörülmemiştir. 3) **Hayatın Gerçekleri:** İşe iade davalarının uzun sürebildiği bir ortamda, işçiden dava sonuçlanıncaya kadar hiçbir işte çalışmadan beklemesini istemek, hayatın olağan akışına ve işçinin geçimini sağlama zorunluluğuna aykırıdır. 4) **Mahsup Edilemezlik:** İşçinin başka bir işten elde ettiği gelir, boşta geçen süre ücretinden mahsup edilemez. Çünkü bu iki gelir farklı hukuki sebeplere dayanır. Biri eski işverene karşı kazanılmış bir hak, diğeri yeni bir iş ilişkisinden doğan bir kazançtır. Dolayısıyla, işçi dava sırasında başka bir işte çalışmış olsa bile, işe iade davasını kazandığında, en çok 4 aylık boşta geçen süre ücretini ve diğer haklarını eski işvereninden tam olarak alır.