HMK m. 259/3, hasta veya engelli tanığın bulunduğu yerde dinlenmesini emrederken, tanığın bu durumunun 'mahkemeye gelemeyecek' derecede olması şartını arar. Bu 'gelemeyecek olma' halinin tespiti ve belgelendirilmesinde, sadece tanığın kendi beyanı yeterli midir, yoksa mahkemenin ek bir araştırma yapma yükümlülüğü var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81864

Hayır, sadece tanığın kendi beyanı yeterli değildir. 'Mahkemeye gelemeyecek olma' hali, objektif ve tıbbi bir tespiti gerektirir. Mahkemenin bu durumda ek bir araştırma yapma ve bu durumu usulüne uygun olarak belgelendirme yükümlülüğü vardır. İzlenmesi gereken yol şöyledir: 1) **Tanığın Talebi veya Bildirimi:** Tanığın kendisi veya taraflardan biri, tanığın sağlık durumu nedeniyle mahkemeye gelemeyeceğini bir dilekçe ile veya duruşmada sözlü olarak bildirebilir. 2) **Sağlık Raporu İstenmesi:** Mahkeme, bu iddia üzerine, tanıktan veya bildireni taraftan, bu durumu teyit eden, tanının ne olduğunu ve 'mahkemeye gitmesine engel teşkil ettiğini' açıkça belirten, resmi veya özel bir sağlık kuruluşundan alınmış bir 'doktor raporu' sunmasını istemelidir. 3) **Raporun Değerlendirilmesi:** Mahkeme, sunulan raporu inceler. Eğer rapor, tanığın durumunu yeterince açıklamıyorsa, çelişkili ise veya şüphe uyandırıyorsa, mahkeme bu raporla yetinmeyebilir. 4) **Ek Araştırma (Gerekirse):** Mahkeme, gerekirse tanığın Adli Tıp Kurumu'na sevk edilerek veya bulunduğu yerdeki bir devlet hastanesinden heyet raporu alınarak, mahkemeye gelip gelemeyeceği konusunda kesin bir tıbbi görüş alınmasına karar verebilir. 5) **Yerinde Dinleme Kararı:** Ancak bu tıbbi belgelerle, tanığın gerçekten de mahkemeye gelemeyecek derecede hasta veya engelli olduğu kesin olarak tespit edildikten sonra, mahkeme HMK m. 259/3 uyarınca tanığı bulunduğu yerde dinleme kararı verir. Sadece tanığın 'ben hastayım, gelemem' şeklindeki soyut beyanına dayanarak bu usulün uygulanması, keyfiliğe ve suistimale yol açabilir.