HMK m. 329/2, 'Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır' demektedir. Bu 'sebebiyet verme' kriteri, vekilin 'ihmali'ni mi, yoksa 'kasıtlı' bir davranışını mı gerektirir? Bir vekilin, müvekkilinin anlattıklarına güvenerek, hukuki durumu yeterince araştırmadan haksız bir dava açması, bu kapsamda değerlendirilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81860

'Sebebiyet verme' kriteri, sadece basit bir ihmali değil, vekilin en azından 'ağır ihmalini' veya 'kasıtlı' bir davranışını gerektirir. Hukukun temel ilkelerinden biri, kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağıdır. Ancak, avukatın görevi, müvekkilinin haklarını savunmaktır ve bu süreçte, müvekkilinin beyanlarına belirli bir ölçüde güvenmesi doğaldır. Her davanın en başında mutlak bir kesinlikle haklı olup olmadığını bilmesi beklenemez. Disiplin para cezasının vekile yöneltilebilmesi için, vekilin şu tür bir davranış içinde olması gerekir: 1) **Bariz Hukuki Dayanaktan Yoksunluk:** Açılacak davanın, ortalama bir hukuk bilgisine sahip herhangi bir avukat tarafından dahi, hiçbir hukuki temelinin olmadığı, kazanılma ihtimalinin bulunmadığı ve sırf karşı tarafı taciz etme amacı taşıdığının açıkça anlaşılabilir olması. 2) **Bilerek Yanlış Yönlendirme veya Sahte Delil Kullanma:** Vekilin, müvekkilini haksız bir davaya teşvik etmesi, sahte delil üretmesi veya bilerek gerçeğe aykırı beyanlarda bulunması gibi kasıtlı eylemler. Bir vekilin, müvekkilinin anlattıklarına güvenerek, ancak hukuki durumu yeterince araştırmadan, yani 'basit bir ihmalle' haksız bir dava açması, genellikle HMK m. 329/2'nin uygulanması için yeterli görülmez. Bu durum, daha çok avukatın müvekkiline karşı olan 'özen yükümlülüğünün' ihlali (vekalet sözleşmesi kapsamında bir tazminat sorumluluğu) veya baro nezdinde bir disiplin sorumluluğu doğurabilir. HMK m. 329/2'deki yaptırım, daha çok, vekilin yargı sistemini ve adaleti 'kötüye kullanma' kastıyla veya bu sonuca yol açacağını bilebilecek derecede 'ağır bir ihmalle' hareket ettiği durumlar için saklı tutulmuş, daha istisnai bir yaptırımdır.