TCK m. 158/1-f kapsamında 'banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle' işlenen dolandırıcılık suçunda, failin, sahte belgelerle bir bankadan 'tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlaması' eylemi, aynı zamanda TCK m. 158/1-j'deki özel nitelikli hali de oluşturur mu? Bu durumda hangi hüküm uygulanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81859

Bu durumda, TCK m. 158/1-j'deki 'Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla' işlenen dolandırıcılık suçu, daha özel bir düzenleme olduğu için öncelikle uygulanır. İki hüküm arasındaki ilişki 'özel normun genel norma önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesine göre çözülür. - **TCK m. 158/1-f:** Banka veya kredi kurumlarının 'genel olarak' bir araç olarak (örneğin, para transferinde, sahte dekont düzenlemede vb.) kullanıldığı her türlü dolandırıcılığı kapsar. Bu, daha geniş ve genel bir ifadedir. - **TCK m. 158/1-j:** Sadece ve sadece 'tahsis edilmemesi gereken bir kredinin hileyle alınması' özel durumunu düzenler. Bu, banka veya kredi kurumunun araç olarak kullanılmasının çok spesifik bir biçimidir. Failin, sahte gelir belgesi, sahte tapu veya sahte kimlikle bir bankayı aldatarak kredi çekmesi, doğrudan doğruya TCK m. 158/1-j'nin tanımına uyar. Bu eylem, aynı zamanda dolaylı olarak bankanın bilişim sistemlerini veya operasyonel süreçlerini 'araç olarak kullanmak' anlamına gelse de, kanun koyucu bu özel hileli kredi alma fiilini ayrı ve daha ağır bir yaptırıma (alt sınır 4 yıl) bağlamıştır. Bu nedenle, olay TCK m. 158/1-j'nin kapsamına giriyorsa, artık genel nitelikteki (f) bendinin uygulanmasına gerek kalmaz. Fail, sadece (j) bendinden cezalandırılır.