Bir sanığın, internet üzerinden yasa dışı bahis oynattığı (7258 s. K. m. 5) ve bu eyleminden elde ettiği parayı, ATM'den çekerek veya başka hesaplara transfer ederek kullandığı tespit edilmiştir. Bu durumda, hem yasa dışı bahis oynatma suçundan hem de bu paranın kullanılması nedeniyle ayrıca TCK m. 282'deki 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' (kara para aklama) suçundan cezalandırılabilir mi?
Bu durum, 'öncül suç - aklama suçu' ilişkisi ve 'kendiliğinden aklama' kavramı çerçevesinde değerlendirilmelidir. Kural olarak, bir kişi hem öncül suçu (burada yasa dışı bahis oynatma) işleyip hem de bu suçtan elde ettiği geliri akladığı için ayrı ayrı cezalandırılabilir. Ancak, TCK m. 282'deki aklama suçunun oluşabilmesi için, failin, suçtan elde ettiği gelirin 'gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla' çeşitli işlemlere tabi tutması gerekir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, failin, öncül suçtan elde ettiği parayı sadece 'kullanması', 'harcaması', 'bankaya yatırıp çekmesi' veya 'basit transferler yapması' gibi fiiller, tek başına aklama suçunu oluşturmaz. Bu tür eylemler, öncül suçun doğal bir sonucu ve menfaatin 'temellük edilmesi' kapsamında görülür. Aklama suçunun oluşması için, failin bu basit kullanımın ötesine geçerek, paranın izini kaybettirmeye, kaynağını gizlemeye veya ona yasal bir görünüm kazandırmaya yönelik 'karmaşık, aldatıcı ve planlı' finansal işlemler (şirket kurma, paravan hesaplar kullanma, yurt dışına transfer etme, gayrimenkule yatırma vb.) yapması gerekir. Eğer yasa dışı bahis oynatan kişi, elde ettiği parayı sadece kişisel ihtiyaçları için harcamış veya basitçe hesabında tutmuşsa, bu 'kendiliğinden aklama' sayılmaz ve TCK m. 282'den ayrıca ceza verilmez. Ancak, bu parayı bir dizi karmaşık işlemle yasal ekonomiye sokmaya çalışmışsa, o zaman aklama suçu da oluşabilir.