İYUK m. 43/3, Danıştay ve Bölge İdare Mahkemesi'nce görev ve yetki uyuşmazlıkları ile ilgili olarak verilen kararların 'kesin' olduğunu belirtmektedir. Bu 'kesinlik', bu kararlara karşı 'yargılamanın yenilenmesi' (İYUK m. 53) yolunun da kapalı olduğu anlamına gelir mi?
Hayır, bu 'kesinlik' ifadesi, yargılamanın yenilenmesi gibi 'olağanüstü' bir kanun yolunun kapalı olduğu anlamına gelmez. İYUK m. 43/3'teki 'kesinlik', kararın verildiği anda, olağan kanun yolları olan itiraz veya temyiz gibi yollarla başka bir idari yargı merciine taşınamayacağını ifade eder. Merci tayini kararı, idari yargı sistemi içinde o aşamada son sözdür. Ancak, 'yargılamanın yenilenmesi' (İYUK m. 53), maddi anlamda kesinleşmiş (yani tüm olağan kanun yolları tüketilmiş veya bu yollara başvurulmamış) nihai kararlara karşı, kanunda sayılan çok istisnai ve sınırlı sebeplerin varlığı halinde başvurulabilen 'olağanüstü' bir kanun yoludur. Eğer Danıştay veya BİM'in verdiği merci tayini kararının, İYUK m. 53'te sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden birine (örneğin, karara etki eden bir belgenin sahteliğinin sonradan anlaşılması veya kararı veren hakimin o davayla ilgili yasaklı olduğunun ortaya çıkması gibi) dayandığı iddia ediliyorsa, bu karara karşı da yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulabilir. Çünkü yargılamanın yenilenmesi, kararın 'usuli kesinliğini' değil, 'maddi doğruluğunu' hedefler ve adaletin ağır şekilde zedelendiği çok istisnai durumlar için bir güvencedir. Dolayısıyla, İYUK m. 43/3'teki kesinlik, bu olağanüstü yolu kapatmaz.