TCK m. 96'daki eziyet suçunun dava zamanaşımı süresi, temel hal için 8 yıl, nitelikli hal için 15 yıl olarak belirtilmiştir. Bu süreler, suçun işlendiği son eylem tarihinden mi, yoksa eziyet teşkil eden eylemlerin 'kesildiği' veya 'sona erdiği' tarihten mi itibaren işlemeye başlar? Eziyetin 'temadi eden' suç olması bu durumu nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81846

Eziyet suçunun 'temadi eden (mütemadi)' bir suç olması, dava zamanaşımı süresinin başlangıcını doğrudan etkiler. Temadi eden suçlarda, suç, hukuka aykırı durumun veya eylemin 'sona erdiği' anda tamamlanmış sayılır ve dava zamanaşımı da bu 'sona erme' (temadinin bittiği) tarihinden itibaren işlemeye başlar. Eziyet suçu, tek bir ani fiilden değil, bir süreç içinde süreklilik arz eden sistematik fiillerden oluşur. Bu fiiller devam ettiği sürece, suç da işlenmeye devam ediyor (temadi ediyor) demektir. Dolayısıyla, zamanaşımı süresi, eziyet teşkil eden son fiilin işlendiği veya mağdur üzerindeki baskının ve hukuka aykırı durumun ortadan kalktığı tarihten itibaren başlar. Örneğin, bir kişi 2010 yılından 2015 yılına kadar sürekli olarak eziyete maruz kalmışsa, zamanaşımı süresi, eziyetin başladığı 2010 yılından değil, eziyetin sona erdiği 2015 yılından itibaren işlemeye başlayacaktır. Eğer eziyet nitelikli halde (TCK m. 96/2) işlenmişse, bu tarihten itibaren 15 yıllık dava zamanaşımı süresi uygulanır. Temadi eden suç niteliği, zamanaşımının başlangıcını failin lehine olacak şekilde daha ileri bir tarihe öteleyerek, suçun uzun bir süre boyunca işlenmiş olmasının sonuçlarını bertaraf etmesini engeller.