HMK m. 199'un gerekçesinde, 'belge'nin 'bilgi taşıyıcısı' olduğu ancak her bilgi taşıyıcısının değil, 'uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli olanların' belge sayıldığı belirtilmiştir. Bu 'ispata elverişlilik' kriteri nasıl yorumlanmalıdır? Bir gazete kupürü veya bir blog yazısı her durumda belge sayılır mı?
'İspata elverişlilik' kriteri, sunulan bilgi taşıyıcısının, davada çözümlenmesi gereken somut bir maddi vakıanın varlığı, yokluğu veya niteliği hakkında mahkemede bir kanaat oluşturmaya 'objektif olarak' yardımcı olabilecek nitelikte olması anlamına gelir. Her gazete kupürü veya blog yazısı otomatik olarak bu niteliği taşımaz. Değerlendirme şunlara bağlıdır: 1) Kaynağın Güvenilirliği: Gazete haberinin veya blog yazısının kaynağı nedir? Resmi bir açıklamaya mı dayanıyor, görgü tanığına mı, yoksa sadece bir yoruma veya dedikoduya mı? 2) İçeriğin Somutluğu: Yazı, uyuşmazlıkla ilgili somut, doğrulanabilir bilgiler mi içeriyor, yoksa genel, soyut ifadeler mi? 3) İlgililik: Yazının konusu, davadaki ispatlanması gereken vakıayla doğrudan ilgili mi? Örneğin, bir trafik kazası davasında, kazadan hemen sonra yayınlanmış ve görgü tanıklarının beyanlarını içeren bir gazete haberi, 'ispata elverişli' bir belge (en azından delil başlangıcı veya takdiri delil) olarak kabul edilebilir. Ancak, aynı konuda, kazadan aylar sonra yazılmış, kişisel yorumlara dayalı bir blog yazısının ispata elverişliliği çok daha düşük olabilir. Hakim, her bir bilgi taşıyıcısını bu kriterlere göre somut olay bazında değerlendirir.