Bir işçi, iş akdinin feshinden sonra işverenden alacağı kıdem tazminatının hesabında, banka yoluyla ödenen resmi ücretinin yanı sıra, elden düzenli olarak ödenen ve bordroda gösterilmeyen bir 'prim'in de dikkate alınmasını talep etmektedir. İşçinin bu 'elden ödenen prim' iddiasını ispat külfeti kime aittir ve bu ispat hangi tür delillerle yapılabilir? (Bkz: AYM, Ali Rıza Biber Kararı, Başvurucunun İddiaları Bölümü)
İspat külfeti kural olarak işçiye aittir. Ücretin, resmi kayıtlarda görünenden daha yüksek olduğunu veya bordro dışı ek ödemeler (prim, ikramiye vb.) aldığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Ancak, bu ispat her türlü delille yapılabilir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, işçi bu iddiasını şu tür delillerle ispatlayabilir: 1) Yazılı Deliller: İşveren tarafından verilen ve gerçek ücreti veya ek ödemeyi gösteren belgeler (e-posta, iç yazışma, ödeme dekontu açıklaması vb.). 2) Tanık Beyanları: Aynı işyerinde benzer pozisyonda çalışan ve benzer şekilde ödeme alan, bu duruma bizzat şahit olmuş kişilerin (emsal işçiler) tanıklığı. 3) Emsal Ücret Araştırması: İşçinin yaptığı iş, kıdemi ve nitelikleri dikkate alınarak, aynı sektördeki benzer işyerlerinde çalışan emsal işçilerin aldığı ücretlerin meslek kuruluşlarından (oda, sendika) sorulması. 4) Hayatın Olağan Akışı: İşçinin yaptığı işin niteliği ile resmi bordrodaki ücret arasında bariz bir fark olması. 5) İşyeri Uygulaması: İşyerinde genel olarak bu tür elden ödemelerin yapıldığına dair bir uygulamanın varlığı. 'Ali Rıza Biber' başvurusunda da başvurucu, iş müfettişi raporuna ve başka bir davada kesinleşen ücret tespitine dayanmıştır. Mahkeme, bu delilleri birlikte değerlendirerek gerçek ücrete karar verir.