Velayet davasında, idrak yaşına gelmiş bir çocuğun (örneğin 10 yaşında) mahkemede dinlenerek hangi ebeveynle kalmak istediği yönündeki beyanı, hakim için bağlayıcı mıdır? Hakimin, çocuğun beyanının aksine karar vermesi mümkün müdür? Bu durumu, 'çocuğun üstün yararı' ilkesi ve çocuğun beyanının delil niteliği açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81797

Hayır, çocuğun beyanı hakim için bağlayıcı değildir. Ancak son derece önemli ve dikkate alınması gereken bir delildir. Türkiye'nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği, kendisini ilgilendiren konularda idrak (anlama ve değerlendirme) yaşına gelmiş çocuğun görüşü alınmalı ve bu görüşe hak ettiği ölçüde değer verilmelidir. Çocuğun beyanı, velayet düzenlemesinde gözetilmesi gereken 'çocuğun üstün yararı' ilkesinin bir parçasıdır. Ancak hakim, tek başına çocuğun beyanı ile bağlı değildir. Hakim, çocuğun beyanını, onun yaşı, olgunluk seviyesi, beyanının samimiyeti, diğer ebeveyn tarafından yönlendirilip yönlendirilmediği gibi unsurları ve dosyada bulunan diğer tüm delilleri (sosyal inceleme raporu, tanık beyanları, ebeveynlerin durumu vb.) birlikte değerlendirerek bir kanaate varır. Eğer çocuğun beyanının, kendi gerçek menfaatleriyle (örneğin daha rahat bir yaşam veya daha az kural vaat eden ebeveyni seçmesi gibi) çeliştiği kanaatine varırsa, çocuğun beyanının aksine ama onun uzun vadedeki üstün yararına uygun olduğuna inandığı bir karar verebilir. Ancak bu durumda, kararında çocuğun beyanını neden dikkate almadığını somut gerekçelerle açıklamak zorundadır.