HMK m. 329'un gerekçesinde, maddenin kötü niyetli kişileri 'caydırıcı' bir hüküm olduğu belirtilmiştir. Bu 'caydırıcılık' amacı, maddenin uygulanmasında hakimin takdir yetkisini nasıl etkilemelidir? Hakim, sadece karşı tarafın zararını gidermeyi mi, yoksa benzer davranışları önlemeyi de mi hedeflemelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81772

Gerekçedeki 'caydırıcılık' vurgusu, hakimin takdir yetkisini kullanırken sadece somut olaydaki zararı gidermekle yetinmemesi gerektiğini, aynı zamanda genel ve özel önleme amaçlarını da gözetmesi gerektiğini gösterir. Bu, hakimin takdirini daraltan değil, ona ek bir sorumluluk yükleyen bir unsurdur. Hakim, HMK m. 329'daki yaptırımları (özellikle sözleşmesel vekalet ücretinin tamamına ve disiplin para cezasına hükmetme) uygularken, vereceği kararın hem o davadaki kötüniyetli tarafı gelecekte benzer davranışlardan caydırmasını (özel önleme) hem de diğer potansiyel davacılara veya davalılara yargıyı kötüye kullanmamaları yönünde bir mesaj vermesini (genel önleme) hedeflemelidir. Dolayısıyla, sadece karşı tarafın zararı değil, aynı zamanda fiilin vahameti, yargı sistemine verdiği zarar ve caydırıcılık ihtiyacının derecesi de hakimin takdirinde önemli bir rol oynamalıdır. Özellikle sistematik ve bariz bir kötüniyetin varlığı halinde, hakimin caydırıcılığı sağlamak adına yaptırımları daha cömertçe uygulaması beklenir.