Kamuoyunda 'iyi hal indirimi' olarak bilinen TCK m. 62'nin, toplumda infial yaratan suçlarda (örneğin kadın cinayetleri, cinsel istismar) uygulanması yoğun eleştirilere neden olmaktadır. Bu eleştiriler karşısında, bir hakimin, kanunda öngörülen takdiri indirim nedenleri (failin duruşmadaki saygılı tutumu, pişmanlığı vb.) somut olarak mevcut olmasına rağmen, 'toplumsal tepki' veya 'fiilin ağırlığı' gibi nedenlerle bu indirimi uygulamaması 'hukuk devleti' ve 'kanunilik' ilkeleri açısından mümkün müdür? Tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81744

Mümkün değildir. Anayasa m. 138/1 uyarınca hakimler, Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. 'Suçta ve cezada kanunilik' (TCK m. 2) ilkesi, hakimin kanunda yazılı olanın dışında bir ağırlaştırma veya hafifletme sebebi yaratamayacağını emreder. TCK m. 62, herhangi bir suç ayrımı yapmaksızın tüm suçlar için uygulanabilecek genel bir hükümdür. Maddede sayılan indirim nedenleri arasında 'fiilin toplumda infial yaratmaması' gibi bir koşul bulunmamaktadır. Dolayısıyla, bir davada TCK m. 62'de belirtilen takdiri indirim nedenlerinden biri (örneğin, failin yargılama boyunca saygılı tutumu, samimi pişmanlık beyanları) somut olarak gerçekleşmişse, hakimin bunu görmezden gelerek toplumsal baskı veya fiilin vahameti gibi kanunda yazmayan gerekçelerle indirimi uygulamaması, kanunilik ilkesine ve hakimin sadece hukukla bağlı olması prensibine aykırı olur. Eleştirilerin muhatabı, kanunu uygulayan yargı değil, kanunu yapan yasama organı olmalıdır. Yasama organı dilerse, belirli suçlar için TCK m. 62'nin uygulanmayacağına dair istisnai bir düzenleme getirebilir. Mevcut durumda ise hakim, şartları varsa indirimi uygulamak veya uygulamama nedenini hukuki olarak gerekçelendirmek zorundadır.