HMK m. 329'un gerekçesinde, maddenin, eski 1086 sayılı Kanun'un 421 ve 422. maddelerinin 'günümüz Türkçesine uyarlanmış şekli' olduğu belirtilmektedir. Hukuk terminolojisinde 'uyarlama' ile 'tamamen yeni bir düzenleme' arasındaki fark, kanunların yorumlanmasında nasıl bir rol oynar? Bir kanun hükmünün, eskisinin 'uyarlaması' olduğunun belirtilmesi, eski kanun dönemindeki Yargıtay içtihatlarının geçerliliğini nasıl etkiler?
Bu iki kavram arasındaki fark, kanunların yorumlanmasında 'tarihsel yorum' metodunun kullanılıp kullanılmayacağını belirler. - **Tamamen Yeni Bir Düzenleme:** Kanun koyucu, eski bir kurumu tamamen kaldırıp, yerine yepyeni bir felsefe ve içerikle yeni bir kurum getirdiğinde, eski kanun dönemindeki içtihatlar ve doktrin görüşleri kural olarak geçerliliğini yitirir. Yeni hüküm, kendi amacı ve lafzı içinde, sıfırdan yorumlanmalıdır. - **Uyarlama:** 'Uyarlama', kanun koyucunun, eski kurumun 'temel felsefesini, ruhunu ve amacını' koruduğunu, ancak dilini, sistematiğini veya bazı detaylarını güncellediğini ifade eder. Bu, yeni hükmün, eskisinin bir 'devamı' niteliğinde olduğu anlamına gelir. HMK m. 329'un, eski kanunun uyarlaması olduğunun belirtilmesi, eski kanun dönemindeki içtihatların geçerliliğini şu şekilde etkiler: 1) **Yorum Aracı Olarak Geçerlilik:** Eski kanun döneminde, m. 421 ve 422'nin uygulanmasına ilişkin olarak Yargıtay tarafından geliştirilmiş olan temel ilkeler (örneğin, kötü niyetin nasıl tespit edileceği, haksız davanın ne anlama geldiği gibi), yeni m. 329'un yorumlanmasında da bir 'rehber' ve 'tarihsel yorum aracı' olarak kullanılmaya devam eder. Çünkü yeni hükmün amacı, eskisiyle temelde aynıdır: Adaletin kötüye kullanılmasını önlemek. 2) **Değişen Kısımlarda Geçersizlik:** Ancak, HMK m. 329'un eski kanundan ayrıldığı, yeni unsurlar eklediği (kötü niyetli davalının eklenmesi, disiplin para cezası gibi) noktalarda, eski içtihatlar geçerliliğini yitirir. Bu yeni unsurlar, HMK'nın kendi sistematiği ve amacı içinde ayrıca yorumlanmalıdır. Kısacası, 'uyarlama' ifadesi, eski içtihatların tamamen çöpe atılmaması, aksine yeni hükmün ruhuna aykırı olmayan kısımlarının, yorumda bir dayanak olarak kullanılmaya devam edilebileceği anlamına gelir.