Bir idari işlemin iptali davasında 'adli yardım' (İYUK m. 31) talebinde bulunan bir kişinin, bu talebinin kabul edilmesi, davanın ilerleyen aşamalarında aleyhine hükmedilebilecek 'yargılama giderleri'nden ve 'vekalet ücreti'nden tamamen muaf olduğu anlamına gelir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81179

Hayır, tamamen muaf olduğu anlamına gelmez. Adli yardım, kişinin mali gücü yetersiz olduğu için, dava açarken veya yargılama sırasında yapması gereken masraflardan (harç, posta gideri, bilirkişi ücreti vb.) 'geçici olarak' muaf tutulmasını veya bu masrafların devlet tarafından avans olarak karşılanmasını sağlar. Ancak, adli yardım, davanın sonucuna bağlı olan nihai yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. Süreç şu şekildedir: 1) **Yargılama Sırasında:** Adli yardımdan yararlanan kişi, yargılama boyunca harç ve masraf ödemez. 2) **Davanın Sonunda:** - **Eğer Davacı Davayı Kazanırsa:** Yargılama giderleri, haksız çıkan davalı idareden tahsil edilerek Hazine'ye ödenir. Davacı, herhangi bir ödeme yapmamış olur. - **Eğer Davacı Davayı Kaybederse:** Hukukumuzdaki genel kural olan 'davayı kaybeden tarafın yargılama giderlerini ödemesi' ilkesi (İYUK m. 31 -> HMK m. 326) devreye girer. Bu durumda: - Yargılama boyunca devlet tarafından avans olarak ödenen veya davacının muaf tutulduğu tüm yargılama giderleri, davayı kaybeden davacıdan tahsil edilir. Mahkeme, hükümde bu giderlerin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine karar verir. - Ayrıca, davayı kaybeden davacı, davalı idare lehine hükmedilecek olan 'vekalet ücretini' de ödemekle yükümlü tutulur. Kısacası, adli yardım, yargılama masraflarını 'erteler', ancak davanın kaybedilmesi durumunda bu masrafları ve karşı tarafın vekalet ücretini ödeme yükümlülüğünü 'ortadan kaldırmaz'.