TCK m. 158/1-l'de düzenlenen, failin kendisini 'kamu görevlisi' olarak tanıtması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık suçu ile, TCK m. 250'de düzenlenen ve sonradan mülga olan 'irtikap' suçunun 'ikna suretiyle irtikap' hali arasındaki temel fark neydi? Kanun koyucu, neden bu fiili irtikap suçu kapsamından çıkarıp, dolandırıcılığın nitelikli bir hali olarak düzenleme ihtiyacı duymuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81178

Bu iki suç tipi arasındaki temel fark, 'failin gerçek sıfatı'nda yatmaktadır. Bu ayrım, suçun hukuki niteliğini tamamen değiştirmektedir. - **İkna Suretiyle İrtikap (Eski TCK m. 250/2):** Bu suçun faili, 'gerçek bir kamu görevlisi' olmak zorundaydı. Yani, kamu görevlisi olan fail, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak, mağduru, yapması veya yapmaması gereken bir iş için hileli davranışlarla kandırarak kendisine veya başkasına menfaat temin ediyordu. Burada, devletin ve kamu görevinin saygınlığı doğrudan doğruya, bizzat bir kamu görevlisi tarafından zedeleniyordu. - **Kendisini Kamu Görevlisi Olarak Tanıtarak Dolandırıcılık (TCK m. 158/1-l):** Bu suçun faili ise, 'gerçekte kamu görevlisi olmayan', ancak kamu görevlisiymiş gibi davranan bir kişidir. Fail, sahip olmadığı bir sıfatı ve otoriteyi kullanarak, mağdurun devlete ve kamu görevlilerine olan güvenini istismar ederek onu dolandırmaktadır. Kanun koyucunun bu değişikliği yapmasının temel nedeni, suçların hukuki niteliğindeki bu temel farktır. İrtikap, bir 'kamu idaresinin güvenilirliğine karşı' işlenen bir suç iken; dolandırıcılık, bir 'malvarlığına karşı' işlenen suçtur. Failin gerçek bir kamu görevlisi olmadığı durumlarda, eylemin özü, kamu idaresinin güvenilirliğini zedelemekten çok, sahte bir sıfat kullanarak kişinin malvarlığını ele geçirmektir. Bu, dolandırıcılık suçunun klasik hile unsurunun özel bir görünümüdür. Kanun koyucu, bu fiili, irtikap gibi özel bir görevi kötüye kullanma suçu olarak değil, mağdurun aldatılmasını temel alan dolandırıcılık suçunun, yarattığı özel tehlike nedeniyle ağırlaştırılmış bir hali olarak düzenlemeyi daha isabetli bulmuştur. Bu, suçların daha doğru bir hukuki tasnife tabi tutulması amacını taşır.