İYUK m. 43/1-b'ye göre, iki mahkeme arasındaki yetki uyuşmazlığının, mahkemelerin bulunduğu yargı çevresine göre ya Bölge İdare Mahkemesi ya da Danıştay tarafından çözüleceğini belirtmektedir. Bu hüküm, Bölge İdare Mahkemeleri (BİM) kurulmadan önceki dönemde nasıl uygulanıyordu ve BİM'lerin kurulması bu maddenin işleyişini nasıl değiştirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81175

Bölge İdare Mahkemeleri (BİM), Türk idari yargı sistemine 2016 yılında fiilen giren 'istinaf' mahkemeleridir. Bu tarihten önce, idari yargı iki dereceliydi (İlk Derece Mahkemesi ve Danıştay). Bu nedenle, BİM'lerin kurulması, İYUK m. 43/1-b'nin işleyişini temelden değiştirmiştir. - **BİM'ler Kurulmadan Önceki Uygulama:** Bu dönemde, Türkiye'de tek bir yargı çevresi varmış gibi kabul ediliyordu ve idare/vergi mahkemeleri arasında çıkan tüm görev ve yetki uyuşmazlıkları, tek ve en üst merci olan 'Danıştay' tarafından çözülüyordu. İYUK m. 43/1-b'nin 'Bölge İdare Mahkemesi'ne ilişkin kısmı, kanun metninde mevcut olsa da, BİM'ler faaliyete geçmediği için uygulanmıyordu. - **BİM'ler Kurulduktan Sonraki Uygulama:** BİM'lerin kurulmasıyla birlikte, Türkiye coğrafi olarak birden fazla 'yargı çevresine' ayrılmıştır. Her BİM, kendi yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemeleri için bir üst mahkeme konumuna gelmiştir. Bu değişiklik, İYUK m. 43/1-b'nin tam olarak uygulanmasını sağlamıştır. Artık: - Eğer yetki uyuşmazlığı, **aynı BİM'in yargı çevresindeki** iki mahkeme arasında çıkarsa (örneğin, İstanbul 1. İdare Mah. ile İstanbul 2. İdare Mah. arasında), uyuşmazlığı **İstanbul Bölge İdare Mahkemesi** çözer. Bu, Danıştay'ın iş yükünü azaltan ve uyuşmazlıkların daha yerel ve hızlı bir şekilde çözülmesini sağlayan önemli bir değişikliktir. - Eğer yetki uyuşmazlığı, **farklı BİM'lerin yargı çevresindeki** iki mahkeme arasında çıkarsa (örneğin, İstanbul İdare Mah. ile Ankara İdare Mah. arasında), uyuşmazlığı eskiden olduğu gibi yine **Danıştay** çözer. Kısacası, BİM'lerin kurulması, görev ve yetki uyuşmazlıklarının çözümünde Danıştay'ı tek merci olmaktan çıkarmış ve bu yetkiyi büyük ölçüde BİM'lere devrederek, sistemi daha rasyonel hale getirmiştir.