Bir hukuk davasında, taraflardan birinin sunduğu ve HMK m. 199 anlamında 'belge' niteliği taşıyan bir CD veya USB bellek içindeki elektronik verilerin doğruluğuna diğer taraf itiraz etmiştir. HMK m. 216 vd. maddeleri bu durumda nasıl bir yol haritası çizer? Mahkemenin, bu elektronik belgenin 'aslını' istemesi ne anlama gelir?
Bu durum, HMK m. 216 vd. düzenlenen 'belgenin ibrazı zorunluluğu' ve sahtelik iddiası kurallarının teknolojik delillere uygulanmasını gerektirir. Mahkemenin izleyeceği yol haritası şöyledir: 1) **Aslının İstenmesi (HMK m. 216):** Karşı tarafın itirazı üzerine mahkeme, delili sunan taraftan, 'belgenin aslının verilmesini' isteyebilir. Elektronik bir belge için 'asıl', o verinin ilk oluşturulduğu ve kaydedildiği orijinal ortamdır. Bu, verinin bulunduğu bilgisayarın hard diski, orijinal e-posta sunucusu, cep telefonu veya USB belleğin kendisi olabilir. Sadece bir kopyasının sunulması, aslının yerine geçmez. 2) **İbraz Yükümlülüğü (HMK m. 219-220):** Delili elinde bulunduran taraf, bu 'asıl' elektronik ortamı veya cihazı mahkemenin incelemesine sunmakla yükümlüdür. Sunmazsa, mahkeme, bu durumdan, sunmayan tarafın aleyhine bir sonuç çıkarabilir. 3) **Sahtelik İddiası ve Bilirkişi İncelemesi (HMK m. 208 vd.):** İtiraz, belgenin sahteliği (içeriğinin sonradan değiştirildiği) iddiasını içeriyorsa, mahkeme, bu konuda bir 'adli bilişim uzmanı'ndan bilirkişi raporu alınmasına karar verir. Bilirkişi, belgenin 'hash' değerlerini (dijital parmak izi), 'metadata'sını (verinin verisi) ve diğer teknik izleri inceleyerek, verinin orijinal olup olmadığını, en son ne zaman ve nasıl değiştirildiğini tespit eder. Bu inceleme, elektronik belgenin güvenilirliği konusundaki uyuşmazlığı çözmek için en etkili yöntemdir. Mahkeme, bilirkişi raporu sonucuna göre, belgenin delil olarak kullanılıp kullanılamayacağına karar verir.