Bir taşınmazın, kadastro sırasında 'orman' vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, ancak bir kişinin bu yerin orman sayılmayan, imar ve ihyaya müsait bir yer olduğunu ve 20 yıldan uzun süredir zilyetliğinde bulunduğunu iddia ederek tescil davası açtığını varsayalım. Bu davada mahkemenin, taşınmazın 'orman' niteliğinde olup olmadığını tespit ederken başvurması gereken temel bilimsel deliller nelerdir? Sadece yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına dayanarak karar vermesi mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81172

Hayır, mahkemenin sadece yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına dayanarak karar vermesi mümkün değildir; bu, eksik inceleme nedeniyle mutlak bir bozma nedenidir. Orman vasfının tespiti, özel ve teknik bilgi gerektiren, kamu düzenini ilgilendiren bir konudur. Yargıtay'ın istikrarlı uygulamasına göre (Bkz. Yargıtay 20. HD, 2017/5116 K.), mahkemenin bu tespiti yaparken başvurması gereken temel bilimsel deliller şunlardır: 1) **Eski Tarihli Hava Fotoğrafları:** Dava konusu yerin, özellikle orman kadastrosu veya genel kadastro tarihinden önceki yıllara ait (genellikle 1950-1970 arası) hava fotoğrafları getirtilmelidir. Bu fotoğraflar, arazinin o tarihlerdeki bitki örtüsünü ve kullanım durumunu objektif olarak gösterir. 2) **Stereoskopik İnceleme:** Bu hava fotoğraflarının, bir jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi tarafından stereoskop aletiyle üç boyutlu olarak incelenmesi ve arazinin o tarihlerde orman formasyonuna sahip olup olmadığının bilimsel olarak saptanması gerekir. 3) **Memleket Haritaları ve Amenajman Planları:** Varsa, eski tarihli memleket haritaları ve orman amenajman (idare) planları getirtilerek, dava konusu yerin bu resmi kayıtlarda nasıl gösterildiği incelenmelidir. 4) **Harita Aplikasyonu:** Fen bilirkişisi tarafından, kadastro paftası ile bu eski harita ve hava fotoğraflarının aynı ölçeğe getirilerek üst üste çakıştırılması (aplikasyon) ve dava konusu parselin o tarihlerdeki konumunun ve niteliğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde krokide gösterilmesi gerekir. 5) **Uzman Bilirkişi Raporu:** Tüm bu incelemeler sonucunda, bir orman yüksek mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanından oluşan bilirkişi heyetinden, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığına dair gerekçeli, bilimsel ve denetime elverişli bir rapor alınmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanık beyanları, ancak bu bilimsel deliller toplandıktan sonra, bu delilleri desteklemek veya açıklamak amacıyla kullanılabilir. Tek başlarına, orman vasfı gibi teknik bir konuyu ispata yeterli değildirler.