TCK m. 96'daki eziyet suçu, belirli bir 'mağdur'a yönelik olarak işlenir. Peki, failin eylemleri belirli bir kişiyi değil de, belirsiz bir grup insanı (örneğin, bir yurttaki tüm öğrencileri) hedef alıyorsa ve bu eylemler sistematik bir aşağılama ve acı çektirme niteliğindeyse, bu durumda her bir öğrenci için ayrı ayrı eziyet suçu mu oluşur, yoksa tek bir eziyet suçu 'aynı suçun birden fazla kişiye karşı işlenmesi' (TCK m. 43/2) nedeniyle zincirleme suç mu sayılır?
Bu durumda, her bir öğrenci ayrı bir suçun mağduru olduğundan, kural olarak 'mağdur sayısınca' eziyet suçu oluşur. Ancak bu suçlar, tek bir fiille veya aynı suç işleme kararıyla işlenmişse, cezanın belirlenmesinde zincirleme suç hükümleri uygulanır. Aradaki ayrım şöyledir: - **Tek Fiil (TCK m. 43/2):** Fail, 'tek bir fiille' birden fazla öğrenciye yönelik eziyet niteliğinde bir eylem gerçekleştirirse (örneğin, tüm yurdu bir gece boyunca soğukta bekleterek aşağılarsa), bu durumda TCK m. 43/2 uyarınca tek bir eziyet suçundan ceza verilir, ancak bu ceza belirli bir oranda artırılır. - **Birden Fazla Fiil (TCK m. 43/1):** Fail, 'bir suç işleme kararının icrası kapsamında', farklı zamanlarda, farklı öğrencilere yönelik sistematik eziyet eylemleri gerçekleştirirse, bu durumda da 'gerçek içtima' uygulanmaz. Yani, her bir öğrenci için ayrı ayrı eziyet cezasının toplanması yoluna gidilmez. Bunun yerine, TCK m. 43/1'deki zincirleme suç hükümleri uygulanır. Bir öğrenciye karşı işlenen eylemden dolayı temel bir ceza belirlenir ve bu ceza, suçun birden fazla kişiye karşı işlenmesi nedeniyle kanunda öngörülen oranda artırılır. Kısacası, eziyet suçunun mağdurunun belirsiz bir grup olması, eylemin tek bir suç olarak kabul edilip, cezanın TCK m. 43'teki zincirleme suç hükümleriyle ağırlaştırılması sonucunu doğurur. Bu, ceza adaletinde orantılılığı sağlamayı ve faile işlediği toplam haksızlık karşılığında tek, ancak ağırlaştırılmış bir ceza verilmesini amaçlar.