HMK m. 329'un gerekçesinde, maddenin 'Kötü niyetli kişileri caydırıcı bir hükmün zaruri olması' amacıyla düzenlendiği belirtilmiştir. Bu 'caydırıcılık' amacı, hakimin HMK m. 329/2'deki disiplin para cezasını takdir ederken, sadece olayın özelliklerini değil, aynı zamanda 'genel önleme' hedefini de dikkate alabileceği anlamına gelir mi?
Evet, bu ifade hakimin 'genel önleme' hedefini de dikkate alabileceği şeklinde yorumlanabilir, ancak bu yorumun sınırları vardır. 'Caydırıcılık' amacı, iki yönlüdür: 1) **Özel Önleme:** O davadaki kötü niyetli tarafı, gelecekte benzer davranışlardan caydırmak. 2) **Genel Önleme:** Diğer potansiyel davacılara ve davalılara, adalet sistemini kötüye kullanmalarının yaptırımsız kalmayacağı mesajını vererek, benzer haksız ve kötü niyetli davaların açılmasını en baştan engellemek. Hakimin, HMK m. 329/2'deki disiplin para cezasının miktarını takdir ederken, sadece o davadaki tarafın kusurunun derecesini değil, aynı zamanda o tür kötü niyetli davaların toplumda ve yargı sisteminde yarattığı genel olumsuz etkiyi de göz önünde bulundurması, hükmün 'caydırıcılık' amacına uygundur. Örneğin, belirli bir dönemde, belirli bir konuda (örneğin, seri ve asılsız tüketici şikayetleri) kötü niyetli davaların arttığı bir ortamda, hakimin, genel önleme amacını gözeterek, kanuni sınırlar içinde kalmak kaydıyla, para cezasını alt sınırdan değil de, daha üst bir seviyeden belirlemesi hukuka uygun olacaktır. Ancak bu, hakimin somut olayın özelliklerinden tamamen koparak, sadece genel önleme amacıyla orantısız bir ceza vermesi anlamına gelmez. Ceza, her zaman somut olaydaki haksızlığın derecesi ve tarafın kusuru ile orantılı olmalıdır. Genel önleme, bu orantı içinde bir takdir kriteri olarak kullanılabilir.