HMK m. 329/2 uyarınca vekil hakkında uygulanacak disiplin para cezasının miktarı (beş yüz TL'den beş bin TL'ye kadar) belirlenirken, hakimin, vekilin 'Avukatlık Meslek Kuralları'na aykırı davranıp davranmadığını da dikkate alması gerekir mi? Bu ceza, avukatın baro tarafından ayrıca bir disiplin cezası almasına engel midir?
Evet, hakim bu cezayı takdir ederken, vekilin davranışının Avukatlık Meslek Kuralları'na aykırılığının derecesini de dikkate almalıdır. HMK m. 329/2'deki yaptırımın temelinde, vekilin sadece usul hukukuna değil, aynı zamanda mesleğinin gerektirdiği dürüstlük ve özen yükümlülüğüne de aykırı davranması yatar. Avukatlık Kanunu m. 34, avukatların 'meslek düzenine, meslek onuruna ve mesleğin gerektirdiği dürüstlüğe' uygun davranmak zorunda olduğunu belirtir. Açıkça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir davayı, sırf müvekkilini memnun etmek veya karşı tarafı taciz etmek amacıyla açmak, bu meslek kurallarının ağır bir ihlalidir. Hakim, cezanın miktarını belirlerken, vekilin bu ihlaldeki kusurunun yoğunluğunu, eylemin yargılamaya ve adalete verdiği zararı göz önünde bulundurur. Bu ceza, avukatın baro tarafından ayrıca bir disiplin cezası almasına engel değildir. Bu iki yaptırım birbirinden tamamen bağımsızdır: - **HMK'daki Disiplin Para Cezası:** 'Yargısal' bir yaptırımdır. O davaya özgüdür ve mahkeme tarafından, yargılamanın düzenini bozduğu için verilir. - **Barodaki Disiplin Cezası:** 'Mesleki' bir yaptırımdır. Avukatın bağlı olduğu baro tarafından, Avukatlık Kanunu ve Meslek Kuralları'nı ihlal ettiği için verilir. Yaptırımlar uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma veya meslekten çıkarma şeklinde olabilir. Mahkemenin verdiği disiplin para cezası, baro disiplin kurulu için bir 'delil' ve 'emare' teşkil eder, ancak baro, kendi soruşturmasını yaparak bağımsız bir karar verir. Birinin varlığı, diğerinin uygulanmasını engellemez (ne bis in idem ilkesi burada geçerli değildir, çünkü yaptırımların niteliği ve amacı farklıdır).