Velayetin değiştirilmesi davasında, HMK m. 384 uyarınca davacının 'kendi oturduğu yer' mahkemesinde dava açma hakkı vardır. Bu bir 'kesin yetki' kuralı mıdır? Davalı taraf, davanın kendi yerleşim yerinde görülmesi gerektiğini belirterek 'yetki itirazında' bulunabilir mi?
Hayır, bu bir 'kesin yetki' kuralı değildir; davacıya tanınmış 'seçimlik' bir yetki kuralıdır. Davalı taraf yetki itirazında bulunabilir, ancak bu itiraz büyük olasılıkla reddedilir. Hukuki durumu şu şekilde açıklamak gerekir: - **Kesin Yetki:** Kanunun, bir davanın sadece ve sadece belirli bir yerdeki mahkemede görülebileceğini emrettiği ve tarafların anlaşmasıyla dahi değiştirilemeyen yetki kuralıdır (örneğin, taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi - HMK m. 12). Kesin yetki, davanın her aşamasında hakim tarafından re'sen dikkate alınır. - **Seçimlik Yetki:** Kanunun, davacıya, davayı genel yetkili mahkeme (davalının yerleşim yeri) dışında, başka bir veya birkaç yerdeki mahkemede daha açma hakkı tanıdığı durumlardır. HMK m. 384'teki 'talepte bulunan kişinin ... oturduğu yer mahkemesi' kuralı, çekişmesiz yargı işleri için getirilmiş böyle bir seçimlik yetki kuralıdır. Velayet davaları da çekişmesiz yargı işi sayıldığı için, davacı bu haktan yararlanır. Davalı taraf, davanın kendi yerleşim yerinde görülmesi gerektiğini belirterek yetki itirazında bulunabilir. Ancak mahkeme, bu itirazı incelerken, davacının İYUK m. 384'e göre kendi oturduğu yerde dava açma hakkını kullandığını tespit eder ve davayı açtığı mahkemenin de kanunen yetkili olduğunu belirterek, davalının yetki itirazını reddeder. Çünkü davacı, kanunun kendisine tanıdığı yetkili mahkemelerden birini seçmiştir ve bu seçimi hukuka uygundur. Davalının itirazı, ancak davacının kendi oturduğu yerin de aslında orası olmadığına dair bir iddiaya dayanıyorsa anlamlı olabilir.