TCK m. 96'daki eziyet suçunun mağduru bir çocuk ise, bu durum suçun cezasını nasıl etkiler? TCK'nın ilgili maddelerini belirterek açıklayınız.
Eziyet suçunun mağdurunun bir çocuk olması, suçu 'nitelikli' hale getirir ve cezanın artırılmasını gerektirir. Bu durum, TCK'nın iki farklı hükmünün birleşmesiyle ortaya çıkar: 1) **Eziyet Suçu (TCK m. 96/1):** Suçun temel halinin cezası, iki yıldan beş yıla kadar hapistir. 2) **Nitelikli Hal (TCK m. 96/2-b):** Maddenin ikinci fıkrası, suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerini saymıştır. Bu fıkranın (b) bendi, suçun 'Çocuğa ... karşı işlenmesi hâlinde' cezanın artırılacağını belirtir. Madde metninde artırım oranı belirtilmemiş olsa da, fıkranın genel düzenlemesiyle ceza, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına yükselir. Dolayısıyla, eziyet suçunun mağduru bir çocuksa, faile suçun basit halinden değil, doğrudan doğruya TCK m. 96/2-b'deki nitelikli halden ceza verilir. Bu, kanun koyucunun, çocukların fiziksel ve ruhsal olarak daha savunmasız olmaları ve bu tür eylemlerden daha derin ve kalıcı zararlar görmeleri nedeniyle, onlara yönelik eziyeti daha ağır bir haksızlık olarak kabul ettiğini gösterir. Eğer fail aynı zamanda çocuğun üstsoyu (annesi, babası) ise, TCK m. 96/2-a'daki 'üstsoya ... karşı işlenmesi' bendi de (çocuk altsoy olduğu için) devreye girer. Bu durumda, her iki nitelikli halin bir arada bulunması, TCK m. 61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılması için bir gerekçe oluşturur.