Bir velayet davasında, mahkeme tarafından atanan sosyal hizmet uzmanı tarafından hazırlanan sosyal inceleme raporu (SİR), taraflara tebliğ edilmeden ve tarafların bu rapora karşı beyanda bulunma hakkı tanınmadan, mahkemenin bu raporu hükmüne esas alması, hangi temel usul ilkesinin ihlali anlamına gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81149

Bu durum, adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından olan 'çelişmeli yargılama' ve onunla bağlantılı 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK m. 27) ilkelerinin ağır bir ihlali anlamına gelir. 1) **Hukuki Dinlenilme Hakkı (HMK m. 27):** Bu hak, tarafların yargılamayla ilgili olarak bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkını kullanma ve mahkemenin bu açıklamaları dikkate alarak karar vermesini isteme hakkını içerir. Sosyal inceleme raporu, velayet davalarında kararı önemli ölçüde etkileyen, uzman görüşü içeren bir delildir. Tarafların, bu raporun içeriğinden haberdar olmadan, rapordaki aleyhe tespitlere karşı itirazlarını ve kendi argümanlarını sunma imkanı bulamadan karar verilmesi, bu hakkı temelden yok eder. 2) **Çelişmeli Yargılama İlkesi:** Bu ilke, tarafların, dosyaya giren tüm delilleri, beyanları ve raporları öğrenme, bunları tartışma ve bunlara karşı kendi antitezlerini sunma imkanına sahip olmasını gerektirir. SİR, taraflardan birinin veya her ikisinin aleyhine olgular ve tespitler içerebilir. Taraflara, bu tespitlerin neden yanlış olduğunu, uzmanın hangi noktaları gözden kaçırdığını veya neden farklı bir sonuca varılması gerektiğini açıklama fırsatı verilmelidir. Raporun tebliğ edilmeden ve tartışılmadan hükme esas alınması, yargılamayı 'çelişmeli' olmaktan çıkarır ve tek taraflı bir sürece dönüştürür. Bu, Yargıtay tarafından mutlak bir bozma nedeni olarak kabul edilen, çok ciddi bir usul hatasıdır.