HMK m. 259/2'nin uygulanarak tanıkların taşınmaz başında dinlendiği bir zilyetlik davasında, tanıkların beyanları ile fen bilirkişisinin hazırladığı rapor ve kroki arasında bir çelişki olursa, mahkeme hangisine üstünlük tanımalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81145

Bu durumda mahkeme, kural olarak hiçbirine otomatik olarak üstünlük tanımamalıdır. Hakimin görevi, bu çelişkiyi ortadan kaldırmak ve delilleri birbiriyle tutarlı hale getirerek maddi gerçeğe ulaşmaktır. Mahkemenin izlemesi gereken yol şöyledir: 1) **Çelişkinin Kaynağını Tespit Etme:** Hakim, çelişkinin neden kaynaklandığını anlamaya çalışmalıdır. Tanıklar mı yeri yanlış göstermiştir? Bilirkişi mi ölçümü hatalı yapmıştır? Yoksa tanıkların anlattığı eski durum ile bugünkü durum arasında fiili bir değişiklik mi olmuştur? 2) **Ek Bilirkişi Raporu veya İnceleme:** Mahkeme, çelişkiyi gidermek için aynı bilirkişiden ek rapor isteyebilir veya yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirerek yeniden keşif ve inceleme yapılmasına karar verebilir. Yeni bilirkişilerden, özellikle tanık beyanları ile teknik bulgular arasındaki uyumsuzluğu irdelemeleri istenir. 3) **Tanıkların Yeniden Dinlenmesi ve Yüzleştirme:** Mahkeme, tanıkları yeniden dinleyerek, bilirkişi raporundaki tespitleri onlara sorabilir. Örneğin, 'Siz bu sınırı buradan gösterdiniz, ancak bilirkişi ölçümünde sınır 10 metre ileride çıkıyor, bu çelişkiyi nasıl açıklarsınız?' gibi sorularla beyanlarını netleştirmelerini isteyebilir. Gerekirse, çelişkili beyanda bulunan tanıkları birbiriyle veya bilirkişiyle yüzleştirebilir (HMK m. 261). 4) **Nihai Takdir:** Tüm bu işlemlerden sonra çelişki hala tam olarak giderilemiyorsa, hakim, dosyadaki diğer tüm delilleri (eski tapu kayıtları, hava fotoğrafları, diğer belgeler) bir bütün olarak değerlendirerek, hangi delile neden daha fazla itibar ettiğini kararının gerekçesinde açıkça ve mantıksal bir silsile içinde açıklamak suretiyle vicdani kanaatine göre bir karar verir. Sadece tanık beyanına veya sadece teknik rapora dayanarak, aradaki çelişkiyi görmezden gelerek verilen bir karar, eksik inceleme nedeniyle bozma riski taşır.