Eziyet suçunu (TCK m. 96) oluşturan eylemler, 'basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek' nitelikte yaralamalar içeriyorsa, bu durum fiilin eziyet olma niteliğini ortadan kaldırır mı? Yaralamanın niteliği, eziyet suçunun vasıflandırılmasında nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81119

Hayır, eziyet suçunu oluşturan eylemlerin 'basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek' nitelikte yaralamalar içermesi, fiilin eziyet olma niteliğini ortadan kaldırmaz. Tam aksine, TCK m. 96'nın gerekçesinde de belirtildiği gibi, eziyet suçu genellikle kasten yaralama, hakaret, tehdit gibi fiillerin 'sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde' işlenmesiyle oluşur. Eziyet suçunun ayırt edici özelliği, meydana gelen yaralanmanın ağırlığı değil, fiillerin 'süreklilik' ve 'sistematiklik' arzetmesi ve kişinin bedensel ve ruhsal bütünlüğünü bir bütün olarak hedef almasıdır. Yaralamanın niteliği, suçun vasıflandırılmasında şu şekilde rol oynar: 1) **Basit Yaralama (TCK m. 86/2):** Eğer eziyet kapsamındaki yaralamalar bu düzeyde kalıyorsa, bu fiiller eziyet suçunun bir unsuru olarak kabul edilir ve fail sadece eziyet suçundan cezalandırılır. Ayrı bir yaralama suçu oluşmaz. 2) **Nitelikli Yaralama (TCK m. 86/1 veya m. 87):** Eğer eziyet eylemleri sonucunda daha ağır, yani nitelikli bir yaralama meydana gelirse, bu durum eylemin eziyet olma vasfını değiştirmez. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre (Bkz. Y8CD - Karar: 2014/18515), bu durumda faile yine sadece eziyet suçundan ceza verilir, ancak meydana gelen ağır sonuç, TCK m. 61 uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılarak belirlenmesinde bir ağırlaştırıcı neden olarak dikkate alınır. Kısacası, yaralamanın niteliği suçun vasfını değil, cezanın miktarını etkiler.