Nitelikli dolandırıcılık suçunda (TCK m. 158), cezanın alt sınırını 'dört yıla' çıkaran ve adli para cezasını 'suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacak' şekilde ağırlaştıran fıkra hükmü, maddenin tüm bentleri için mi geçerlidir? Hangi nitelikli haller bu ağırlaştırılmış yaptırıma tabidir?
Hayır, TCK m. 158'in birinci fıkrasının sonunda yer alan bu ağırlaştırıcı hüküm, fıkradaki tüm bentler için geçerli değildir. Bu ağırlaştırma, sadece kanun metninde açıkça sayılan belirli nitelikli haller için öngörülmüştür. Bu haller şunlardır: - **(e) bendi:** Suçun, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak işlenmesi. - **(f) bendi:** Suçun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi (İnternet dolandırıcılığı bu kapsama girer). - **(j) bendi:** Suçun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenmesi. - **(k) bendi:** Suçun, sigorta bedelini almak maksadıyla işlenmesi. - **(l) bendi:** Suçun, kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması suretiyle işlenmesi. Kanun koyucu, bu sayılan hallerin, yarattıkları toplumsal zarar, sarsılan kurumsal güven veya suçun işlenişindeki profesyonellik nedeniyle diğer nitelikli hallerden (örneğin dini duyguların istismarı, kişinin zor durumundan faydalanma gibi) daha ağır bir yaptırımı gerektirdiğini düşünmüştür. Bu nedenle, sadece bu beş bentte (e, f, j, k, l) sayılan durumlarda hapis cezasının alt sınırı 4 yıl, adli para cezasının alt sınırı ise menfaatin iki katı olarak uygulanır. Diğer bentler için genel alt sınır olan 3 yıl hapis cezası geçerlidir.