Bir işçinin, işe iade davası sonucunda işe başlatılmaması üzerine hak kazandığı 'işe başlatmama tazminatı' (İş K. m. 21) ile 'ihbar tazminatı' arasındaki temel farklar nelerdir? Bu iki tazminat aynı anda talep edilebilir mi?
İşe başlatmama tazminatı ile ihbar tazminatı, tamamen farklı hukuki nedenlere dayanan ve farklı amaçlara hizmet eden iki ayrı tazminattır. Temel farkları şunlardır: 1) **Hukuki Neden ve Amaç:** - **İhbar Tazminatı:** İş sözleşmesinin, İş K. m. 17'deki bildirim sürelerine uyulmadan feshedilmesinin yaptırımıdır. Amacı, karşı tarafa yeni bir iş veya işçi bulması için süre tanımamaktan doğan kaybı telafi etmektir. - **İşe Başlatmama Tazminatı:** İşverenin, kesinleşmiş bir mahkeme kararını (işe iade kararını) yerine getirmemesinin yaptırımıdır. Bu, iş güvencesinin bir gereğidir ve amaci, işçiyi işe başlatmayan işverene ek bir mali yük getirerek işe iadeyi teşvik etmektir. 2) **Hesaplama Yöntemi:** - **İhbar Tazminatı:** İşçinin kıdemine göre belirlenen bildirim sürelerine (2, 4, 6, 8 hafta) karşılık gelen giydirilmiş brüt ücretidir. Miktarı kanunla sabittir. - **İşe Başlatmama Tazminatı:** Miktarı sabit değildir. İş K. m. 21'e göre, işçinin en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarındadır. Tam miktar, feshin nedenini ve işçinin kıdemini dikkate alan hakim tarafından takdir edilir. 3) **Aynı Anda Talep Edilmesi:** Evet, bu iki tazminat koşulları oluştuğunda aynı anda talep edilebilir. Durum şöyledir: Eğer işveren, geçersiz sayılan ilk fesihte bildirim süresine uymamış veya ihbar tazminatını ödememişse, işe iade davası sonucunda işe başlatılmayan işçi, hem 4-8 aylık 'işe başlatmama tazminatını' hem de m. 21/6 uyarınca ayrıca 'ihbar tazminatını' talep edebilir. Bu iki tazminat birbirini dışlamaz, çünkü hukuki sebepleri farklıdır.