TCK m. 54/4, 'Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir.' demektedir. Bu hüküm, bir 'objektif sorumluluk' hali midir? Yani, failin bu eylemden dolayı kusurlu olup olmamasının (örneğin, akıl hastası olması veya hataen hareket etmesi) müsadere kararına bir etkisi var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81113

Evet, TCK m. 54/4'teki müsadere hali, ceza hukukundaki kusur ilkesinden ayrılan, 'objektif' nitelikte bir güvenlik tedbiridir. Bu, tam anlamıyla bir 'objektif sorumluluk' hali değildir, çünkü ortada yine de bir suçun varlığı gerekir. Ancak, failin bu suçtan dolayı 'kusurlu' bulunması ve cezalandırılması şart değildir. Bu durumun gerekçesi, tedbirin faile değil, 'eşyanın kendisine' yönelik olmasıdır. TCK m. 54/4 kapsamındaki eşyalar (uyuşturucu madde, sahte para, ruhsatsız silah vb.), nitelikleri itibarıyla 'bizatihi tehlikeli' (per se dangerous) kabul edilir. Bu eşyaların toplum içinde serbestçe dolaşması, kimin elinde olursa olsun kamu güvenliği, kamu sağlığı ve genel düzen için bir tehdit oluşturur. Müsaderenin amacı, bu tehlikeli eşyayı toplumdan kalıcı olarak arındırmaktır. Bu nedenle, failin durumu müsadere kararını etkilemez: - **Kusur Yeteneği Olmaması:** Fail, suçu işlediği sırada yaş küçüklüğü veya akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneğine sahip olmasa ve hakkında 'ceza verilmesine yer olmadığı' kararı verilse dahi, suç konusu uyuşturucu madde veya ruhsatsız silah müsadere edilir. - **Hukuka Uygunluk Sebepleri/Hata:** Fail, meşru müdafaa veya zorunluluk hali gibi bir nedenle cezalandırılmasa veya bir hata (hukuki/fiili hata) içinde olsa bile, eşyanın tehlikeli niteliği değişmediği için müsadere kararı verilir. Kısacası, TCK m. 54/4'teki müsadere, failin kusurundan bağımsız olarak, sadece eşyanın 'tehlikelilik' niteliğine ve kamu güvenliğini koruma amacına dayanır. Bu, onu TCK m. 54/1'deki suça bağlı müsadereden ayıran en temel özelliktir.