TCK m. 96 kapsamındaki eziyet suçu, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaya (TCK m. 87) neden olduğunda, Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2014/18515 K. sayılı kararı, faile sadece eziyet suçundan ancak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu çözümün, ceza hukukunun 'kanunilik' ilkesi (TCK m. 2) açısından eleştirilebilecek yönleri nelerdir? Alternatif bir hukuki yorum olarak 'gerçek içtima'nın uygulanması savunulabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81108

Yargıtay'ın benimsediği bu çözüm, pratik bir adalet sağlama amacı taşısa da, 'kanunilik' ilkesi açısından eleştiriye açıktır. Eleştirilebilecek yönleri şunlardır: 1) **Kanunilik ve Kıyas Yasağı:** TCK, eziyet suçu için neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir hal öngörmemiştir. Mahkemenin, kanunda olmayan bir ağırlaştırıcı nedeni, TCK m. 61'deki genel 'cezanın belirlenmesi' kriterlerini genişleterek uygulaması, bir nevi 'kıyasa varan yorum' olarak görülebilir. Kanunilik ilkesi, cezanın hem türünün hem de miktarını etkileyen tüm hallerin kanunda açıkça yazılmasını gerektirir. 2) **Fikri İçtima Kuralının Zorlanması:** TCK m. 44, 'tek bir fiil' ile birden fazla suçun işlenmesini gerektirir. Eziyet ise, tek bir fiilden değil, bir 'süreçten' ve 'fiiller bütününden' oluşur. Bu fiillerden birinin ağır yaralamaya neden olması durumunu, 'tek fiil' kalıbına sokarak fikri içtima uygulamak, kuralın zorlanması olarak eleştirilebilir. **Alternatif Yorum Olarak 'Gerçek İçtima':** Evet, alternatif bir yorum olarak 'gerçek içtima' (TCK m. 42 uygulanmaksızın, her suçtan ayrı ceza verilmesi) savunulabilir. Bu görüşün argümanları şunlar olabilir: Eziyet, sistematik ve sürekli fiillerle kişinin ruhsal ve bedensel bütünlüğüne yönelik bir suçtur. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ise, vücut dokunulmazlığına yönelik ayrı ve daha ağır bir sonuç doğuran farklı bir suçtur. Failin kastının hem sistematik eziyet etmeye hem de bu eylemlerden biriyle ağır şekilde yaralamaya yönelik olduğu kabul edilerek, her iki suçtan da (eziyet ve TCK m. 87) ayrı ayrı cezalandırılması ve cezaların içtima edilmesi gerektiği ileri sürülebilir. Bu yorum, her bir haksızlığın cezasının ayrı ayrı verilmesi gerektiği düşüncesine dayanır. Ancak Yargıtay, eziyetin diğer fiilleri de kapsayan daha geniş bir haksızlık bütünü oluşturduğu ve fiillerin tek bir irade altında birleştiği gerekçesiyle fikri içtima çözümünü benimsemektedir.