Bir itirazın iptali davasında (İİK m. 67), borçlunun icra takibine yaptığı itirazın hem haksız hem de kötü niyetli olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda mahkeme, İİK m. 67/2 uyarınca alacaklının talebi üzerine %20'den az olmamak üzere 'icra inkar tazminatı'na hükmeder. Alacaklı, bu özel tazminata ek olarak, HMK m. 329'a dayanarak davalının kötü niyeti nedeniyle ayrıca disiplin para cezası veya akdi vekalet ücretinin ödenmesini talep edebilir mi? Bu iki hüküm arasındaki ilişkiyi 'genel kanun - özel kanun' prensibi çerçevesinde analiz ediniz.
Bu iki hüküm arasındaki ilişki, 'özel kanunun önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesi çerçevesinde değerlendirilmelidir. İİK m. 67/2'de düzenlenen icra inkar tazminatı, icra takibine kötü niyetle itiraz edilmesi halini özel olarak düzenleyen ve bu duruma özgü bir yaptırım (tazminat) öngören 'özel' bir hükümdür. HMK m. 329 ise, tüm davalarda uygulanabilecek 'genel' bir hükümdür. Kural olarak, bir olayda hem genel hem de özel bir normun uygulanma ihtimali varsa, özel norm uygulanır ve genel normun uygulanma alanı kalmaz. Bu bağlamda, itirazın iptali davasında davalının kötü niyeti, İİK m. 67/2'deki özel tazminatla zaten yaptırıma bağlanmıştır. Mahkemenin, aynı kötü niyetli eylem için hem İİK m. 67/2'deki icra inkar tazminatına hem de HMK m. 329'daki disiplin para cezası veya akdi vekalet ücretine hükmetmesi, 'aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz' (ne bis in idem) ilkesinin bir yansıması olan 'mükerrer yaptırım yasağı'na aykırılık teşkil eder. Dolayısıyla, alacaklı bu durumda sadece İİK m. 67'de öngörülen icra inkar tazminatını talep edebilir. HMK m. 329'daki yaptırımlar, itirazın iptali davasının bu özel durumu için uygulama alanı bulmaz. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması da bu yöndedir.