HMK m. 199'da sayılan 'görüntü veya ses kaydı' gibi verilerin delil olarak kabulü, Anayasa'nın 20. maddesindeki 'özel hayatın gizliliği' ve 22. maddesindeki 'haberleşmenin gizliliği' hakları ile nasıl bir denge içinde değerlendirilmelidir? Bir boşanma davasında, eşlerden birinin, diğerinin sadakatsizliğini ispatlamak için gizlice yaptığı ses kaydı, mahkemece delil olarak kabul edilebilir mi?
Bu konu, 'hukuka aykırı delillerin' medeni yargılamadaki yeri ile ilgili en tartışmalı alanlardan biridir ve iki temel hakkın çatışmasını içerir: 'Hak arama özgürlüğü' (Anayasa m. 36) ile 'özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği' (Anayasa m. 20, 22). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre, bu denge kurulurken şu kriterler gözetilir: 1) **Kural: Değerlendirme Yasağı:** Kural olarak, hukuka aykırı olarak (gizlice, kişinin rızası dışında) elde edilmiş deliller, HMK m. 189/2 uyarınca mahkemede delil olarak kullanılamaz ve hükme esas alınamaz. Bu, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğini korumayı amaçlayan temel bir ilkedir. 2) **İstisna: Zorunluluk Hali:** Ancak Yargıtay, bu kurala bir istisna getirmiştir. Eğer bir delilin elde edilmesi, - **Ani Gelişen Bir Durumdan Kaynaklanıyorsa:** Yani, delili elde eden tarafın önceden plan yapma ve hukuka uygun başka bir delil (tanık, mahkeme kararıyla tespit vb.) elde etme imkanı yoksa, - **Başka Türlü İspat Mümkün Değilse:** İddia edilen vakıanın (örneğin, aldatma, tehdit, hakaret) başka hiçbir delille ispatlanma olanağı bulunmuyorsa, - **Sadece O Olayı Aydınlatmaya Yönelikse:** Kaydın, sadece o anki hukuka aykırı eylemi tespit etmekle sınırlı olması, kişinin özel hayatının diğer alanlarına yönelik genel bir gözetleme niteliği taşımaması, koşullarıyla, bu şekilde elde edilen delilin mahkemede kullanılabileceğini kabul etmektedir. Boşanma davası örneğinde, bir eşin diğerinin sadakatsizliğini ispatlamak için eve gizlice ses kayıt cihazı yerleştirerek yaptığı genel ve sürekli kayıtlar, özel hayatın gizliliğini ağır şekilde ihlal ettiği için delil olarak kabul edilmez. Ancak, eşin, kendisine karşı işlenen bir haksız fiili (örneğin, aldatmayı itiraf ettiği veya tehdit ettiği bir anı) ani bir şekilde ve başka türlü ispat imkanı olmadığı için kaydetmesi, Yargıtay tarafından istisnai olarak delil kabul edilebilmektedir. Karar, her somut olayın kendi koşullarına göre verilir.