HMK m. 329/2 uyarınca, kötü niyetli veya haksız dava açan tarafa verilecek disiplin para cezasının alt ve üst sınırı (beş yüz TL'den beş bin TL'ye kadar) neye göre belirlenir? Bu ceza bir 'adli para cezası' mıdır, yoksa bir 'idari para cezası' mıdır? Bu nitelemenin, cezanın ödenmemesi halinde ne gibi bir sonucu olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81096

Disiplin para cezasının miktarının belirlenmesinde kanunda açık bir kriter öngörülmemiştir; bu, tamamen hakimin takdirindedir. Hakim, bu takdir yetkisini kullanırken şu gibi unsurları dikkate alır: - **Kötü Niyetin Yoğunluğu:** Tarafın eylemindeki kasıt ve kusurun ağırlığı. - **Davanın Değeri ve Niteliği:** Davanın büyüklüğü ve önemi. - **Yargılamaya Verilen Zarar:** Tarafın eyleminin, yargılamayı ne kadar uzattığı ve mahkemeyi ne kadar meşgul ettiği. - **Karşı Tarafa Verilen Zarar:** Eylemin karşı taraf üzerinde yarattığı olumsuz etki. Bu ceza, ne bir 'adli para cezası' ne de bir 'idari para cezası'dır. Bu, Hukuk Usulü Kanunu'nda düzenlenen, yargılamanın düzenini ve dürüstlüğünü sağlamayı amaçlayan, kendine özgü bir 'yargısal (usuli) para cezası'dır. Bu nitelemenin en önemli sonucu, cezanın ödenmemesi halinde ortaya çıkar. - **Adli Para Cezası:** Ödenmediği takdirde, Cumhuriyet Savcısı tarafından, hükümlünün kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına veya en son çare olarak hapse çevrilmesine (tazyik hapsi) karar verilebilir. - **İdari Para Cezası:** Ödenmediği takdirde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre ilgili idare tarafından cebri icra yoluyla (haciz vb.) tahsil edilir, ancak hapse çevrilemez. HMK'daki 'disiplin para cezası' ise, ödenmemesi halinde sadece 6183 sayılı Kanun'a göre cebri icra yoluyla tahsil edilir. Adli para cezası gibi hapse çevrilmesi söz konusu değildir. Bu, onun bir 'disiplin' yaptırımı olmasından kaynaklanır.