Velayetin değiştirilmesi davasında (TMK m. 183), 'annenin veya babanın başka bir yere gitmesi' tek başına velayetin değiştirilmesi için bir sebep midir? Bu durumun, çocuğun menfaatini nasıl etkilediği ve diğer ebeveynle olan 'kişisel ilişki' hakkını nasıl ihlal ettiği, velayetin değiştirilmesi kararında nasıl bir rol oynar?
Hayır, velayet sahibi ebeveynin başka bir yere (özellikle başka bir şehre veya ülkeye) taşınması, tek başına ve otomatik olarak velayetin değiştirilmesi için bir sebep değildir. Velayet sahibi ebeveyn de seyahat etme ve yerleşme özgürlüğüne sahiptir. Ancak bu durum, TMK m. 183'te sayılan ve velayetin değiştirilmesini gerektirebilecek 'yeni bir olgu'dur. Mahkeme, bu yeni olguyu 'çocuğun üstün yararı' ve 'diğer ebeveynle kişisel ilişki hakkı' çerçevesinde değerlendirir. Bu durumun velayetin değiştirilmesi kararına etkisi şu şekilde ortaya çıkar: 1) **Çocuğun Menfaati Üzerindeki Etkisi:** Mahkeme, taşınmanın çocuğun alıştığı sosyal çevreden, okulundan, arkadaşlarından kopmasına ve psikolojik olarak olumsuz etkilenmesine neden olup olmayacağını değerlendirir. Eğer taşınma, çocuğun düzenini ve gelişimini ciddi şekilde bozacaksa, bu durum velayetin değiştirilmesi için bir gerekçe olabilir. 2) **Kişisel İlişki Hakkının İhlali:** En önemli etkenlerden biri budur. Eğer velayet sahibi ebeveynin taşınması, diğer ebeveynin çocukla düzenli ve sağlıklı bir kişisel ilişki kurmasını fiilen 'imkansız' hale getiriyor veya 'aşırı derecede zorlaştırıyorsa', bu durum velayetin değiştirilmesi için çok güçlü bir sebeptir. Çocuğun, her iki ebeveyniyle de düzenli ilişki kurma hakkı, onun üstün yararının bir parçasıdır. Velayet sahibi ebeveynin, bu hakkı ortadan kaldıracak şekilde, makul bir neden olmaksızın çok uzak bir yere taşınması, velayet hakkını kötüye kullanması olarak yorumlanabilir. Mahkeme, bu durumda, kişisel ilişkinin devamını daha iyi sağlayacak olan diğer ebeveyne velayeti verebilir.