Zimmet suçunda, suç konusu malın değerinin 'az' olup olmadığının (TCK m. 249) belirlenmesinde, Yargıtay'ın kriteri nedir? Bu değerlendirme, güncel ekonomik koşullara göre mi, yoksa suç tarihindeki koşullara göre mi yapılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81087

Zimmet suçunda malın değerinin 'az' olup olmadığının belirlenmesinde Yargıtay'ın temel kriteri, 'suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü'dür. Bu değerlendirme, mutlak bir parasal limite değil, göreceli bir kıyaslamaya dayanır. Mahkeme ve Yargıtay, bu değerlendirmeyi yaparken şu hususları göz önünde bulundurur: 1) **Suç Tarihi Esas Alınır:** Değerlendirme, fiilin işlendiği, yani paranın veya malın zimmete geçirildiği tarihteki duruma göre yapılır. Yargılama tarihindeki enflasyon veya paranın değer kaybı değil, suç tarihindeki alım gücü önemlidir. 2) **Objektif Kriterler:** Mahkeme, o tarihteki asgari ücret, temel tüketim mallarının fiyatları (ekmek, et, ulaşım vb.) gibi objektif ekonomik göstergeleri bir ölçüt olarak kullanabilir. 3) **Göreceli Değerlendirme:** 'Azlık', her olayda farklı bir anlama gelebilir. Önemli olan, zimmete geçirilen miktarın, o dönemki ekonomik hayat içinde ne ifade ettiğidir. Örneğin, 2009 yılındaki 4.907 TL'nin 'az' kabul edilmesi (Bkz. Yargıtay 5. CD, 2015/16494 K.), o günün alım gücüne göre yapılan bir değerlendirmenin sonucudur. Aynı miktar, 1990'larda çok yüksek bir değer ifade edebilirdi. Sonuç olarak, 'değer azlığı' tespiti, hakimin, suç tarihindeki sosyal ve ekonomik gerçekliği dikkate alarak yapacağı somut bir takdire dayanır. Bu, sabit bir rakam değil, duruma göre değişen esnek bir kavramdır.