Bir ceza davasında, sanığın savunmasının aksini ispatlamak amacıyla talep ettiği delillerin toplanmasının reddedilmesi, Anayasa Mahkemesi tarafından 'silahların eşitliği' ilkesinin ihlali olarak kabul edilmiştir. Yeniden yargılama yapan ilk derece mahkemesi, AYM'nin belirttiği delilleri topladıktan sonra, bu yeni delillerin de sanığın suçluluğu yönündeki kanaatini değiştirmediği gerekçesiyle yine aynı mahkumiyet kararını verebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81085

Evet, verebilir. Anayasa Mahkemesi'nin 'ihlal' kararı ve bu karar üzerine yapılan 'yeniden yargılama', derece mahkemesinin belirli bir yönde (örneğin beraat) karar vermesini emretmez. AYM'nin kararı, yargılamanın 'usulüne' ilişkindir, 'esasına' ilişkin değildir. Yeniden yargılama sürecinde derece mahkemesinin yükümlülüğü, AYM'nin tespit ettiği usuli hatayı gidermektir. Süreç şu şekilde işler: 1) **Usuli Eksikliğin Giderilmesi:** Mahkeme, AYM'nin 'toplanması gerekirken toplanmadı' dediği delilleri (MOBESE kaydı, bilirkişi raporu, tanık beyanı vb.) toplar ve dosyaya dahil eder. 2) **Yeniden Delil Değerlendirmesi:** Mahkeme, dosyaya yeni giren bu delilleri, mevcut diğer tüm delillerle birlikte bir bütün olarak, yeniden ve serbestçe takdir eder (CMK m. 217). 3) **Yeni Karar ve Gerekçe:** Bu bütüncül değerlendirme sonucunda, mahkeme yeni bir vicdani kanaate ulaşır. Eğer toplanan yeni deliller, sanığın savunmasını doğrulamıyor veya dosyadaki diğer aleyhe delilleri çürütmeye yetmiyorsa, mahkeme, sanığın suçluluğu yönündeki kanaatini koruyabilir. Bu durumda, öncekiyle aynı mahkumiyet kararını verebilir. Ancak, bu yeni kararın gerekçesinde, AYM kararı üzerine toplanan yeni delillerin neden mahkumiyet kanaatini değiştirmediğini, bu delilleri nasıl yorumladığını ve diğer delillerle birlikte nasıl bir sonuca ulaştığını somut, ayrıntılı ve denetime elverişli bir şekilde açıklamak zorundadır. Önemli olan, kararın, ihlal giderildikten ve tüm deliller tartışıldıktan sonra verilmiş olmasıdır.