HMK m. 329/2'de düzenlenen disiplin para cezasının vekil hakkında uygulanması, avukatın müvekkiline karşı olan 'sadakat borcu' ile nasıl bir denge içinde yorumlanmalıdır? Bir avukat, müvekkilinin açıkça haksız olduğunu düşündüğü bir davayı açmayı reddedebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81082

Evet, bir avukat, müvekkilinin açıkça haksız olduğunu ve davanın kötü niyetli olduğunu düşündüğü bir davayı açmayı reddedebilir ve hatta meslek etiği gereği reddetmelidir. Bu durum, avukatın müvekkiline olan 'sadakat borcu' ile değil, mahkemeye ve adalete karşı olan 'doğruluk ve dürüstlük' yükümlülüğü ile ilgilidir ve bu ikincisi daha üstündür. - **Sadakat Borcu:** Avukatın, müvekkilinin menfaatlerini hukukun sınırları içinde en iyi şekilde koruması ve onun sırlarını saklaması anlamına gelir. Ancak bu borç, müvekkilin her türlü haksız ve hukuka aykırı talebini yerine getirme yükümlülüğü getirmez. - **Doğruluk ve Dürüstlük Yükümlülüğü (Av. K. m. 34):** Avukat, yargının kurucu bir unsuru olarak, adaletin tecellisine hizmet etmekle yükümlüdür. Mahkemeyi yanıltmaya, yargılamayı gereksiz yere uzatmaya veya karşı tarafı taciz etmeye yönelik eylemlerden kaçınmalıdır. HMK m. 329/2'deki disiplin para cezasının vekile yöneltilebilmesi, tam da bu dengeyi kurmayı amaçlar. Avukat, müvekkilinin bir piyonu değildir. Hukuki durumu değerlendirip, bir davanın hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, sırf kötü niyetle açıldığını tespit ederse, bu davayı almayı reddetmek hem hakkı hem de görevidir. Aksi takdirde, hem mesleki sorumluluk altına girer hem de HMK m. 329/2 uyarınca kişisel olarak disiplin para cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Bu düzenleme, avukatın sadakat borcunu, adalete olan üstün borcuyla dengelemektedir.