7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 uyarınca, ihbar tazminatı talepli davalarda 'zorunlu arabuluculuk' dava şartıdır. Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması üzerine düzenlenen 'son tutanak'ın, ihbar tazminatına uygulanacak faizin başlangıç tarihi açısından bir önemi var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81078

Evet, çok önemli bir rolü vardır. İhbar tazminatına, kanunda özel bir düzenleme olmadığı için 'yasal faiz' uygulanır. Yasal faiz ise, kural olarak borçlunun 'temerrüde' düşürüldüğü tarihten itibaren işlemeye başlar. Temerrüt, alacaklının borçluya borcunu ödemesi için bir ihtar göndermesiyle veya dava açılmasıyla gerçekleşir. 7036 sayılı Kanun ile getirilen 'zorunlu arabuluculuk' kurumu, bu temerrüt tarihinde önemli bir değişiklik yaratmıştır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre: - Eğer işçi, arabuluculuk sürecinden önce işverene bir ihtarname göndererek alacağını talep etmiş ve temerrüde düşürmüşse, faiz bu ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren başlar. - Eğer daha önce bir ihtarname gönderilmemişse, 'arabuluculuk son tutanağının (anlaşmazlık tutanağının) düzenlendiği tarih', işverenin temerrüde düştüğü tarih olarak kabul edilir. Çünkü arabuluculuk başvurusu, alacak talebini içeren bir nevi ihtar niteliğindedir ve bu sürecin sonunda alacağın ödenmediği 'son tutanak' ile belgelenmiş olur. Bu tarihten itibaren işveren, borcunu ödememekte temerrüde düşmüş sayılır ve dava sonucunda hükmedilecek ihbar tazminatına bu tarihten itibaren faiz işletilir. Dolayısıyla, arabuluculuk son tutanağı, faizin başlangıcını belirleyen kritik bir belgedir.