HMK m. 199'da tanımlanan 'elektronik posta'nın (e-mail), HMK m. 202 anlamında bir 'delil başlangıcı' olabilmesi için, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2019/643 K. sayılı kararında aranan ek koşul nedir ve bu koşulun sağlanması halinde mahkemenin hangi usuli işlemi yapması beklenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81070

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2019/643 K. sayılı kararında, bir e-postanın 'delil başlangıcı' olarak kabul edilebilmesi için aranan ek koşul, bu e-postanın 'davacı şirket yetkilisi Kadri Yamaçlı' tarafından gönderildiğinin, yani e-postanın aleyhine delil olarak kullanılacak olan taraftan 'sadır olduğunun' (kaynaklandığının) belli olmasıdır. E-postanın kim tarafından gönderildiği belirsizse veya bu konuda bir şüphe varsa, delil başlangıcı niteliği kazanamaz. Kararda, bu koşulun sağlandığı kabul edildikten sonra, mahkemenin yapması gereken usuli işlem de belirtilmiştir. Delil başlangıcının varlığı, tek başına hukuki işlemi ispatlamaz; sadece senetle ispat kuralını yumuşatarak diğer delillerin (özellikle tanık) dinlenmesine olanak tanır. Ancak bu kararda Yargıtay, tanık dinlenmesinden önce daha özel bir usul işlemi yapılmasını istemiştir: 'davacı şirket yetkilisinin isticvabına karar verilerek hesap mutabakatı bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken...' demiştir. İsticvap (HMK m. 169 vd.), taraflardan birinin, uyuşmazlıkla ilgili belirli vakıalar hakkında mahkeme tarafından sorguya çekilmesidir. Yargıtay, e-postada belirtilen '4.623,03 USD daha ödendiği takdirde cari hesabın sıfırlanacağı' beyanının bir 'hesap mutabakatı' iradesi taşıyıp taşımadığının, bizzat e-postayı gönderen yetkilinin mahkeme huzurunda sorgulanarak açıklığa kavuşturulmasını istemiştir. Bu, delil başlangıcının içeriğini ve gerçek anlamını teyit etmeye yönelik önemli bir usuli adımdır.