Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru yolunu düzenleyen Anayasa m. 148, başvurunun 'olağan kanun yollarının tüketilmiş olması' şartına bağlı olduğunu belirtir. İdari yargıda 'adli yardım' talebinin reddine karşı Bölge İdare Mahkemesi'ne yapılan itiraz ve bu itirazın da reddedilmesi, bu anlamda 'olağan kanun yollarının tüketilmesi' anlamına gelir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81066

Evet, bu durum 'olağan kanun yollarının tüketilmesi' anlamına gelir. Bir hak ihlali iddiasıyla AYM'ye başvurabilmek için, o ihlali giderebilecek nitelikteki tüm idari ve yargısal başvuru yollarının denenmiş olması gerekir. Adli yardım talebi, adil yargılanma hakkının bir unsuru olan 'mahkemeye erişim hakkı' ile doğrudan ilgilidir. Bu talebin reddedilmesi, kişinin dava açmasını veya davasını etkin bir şekilde takip etmesini engelleyebilir. İYUK m. 31 ve HMK m. 337 uyarınca, adli yardım talebinin reddine karşı öngörülen kanun yolu, kararı veren mahkemenin bulunduğu yerdeki Bölge İdare Mahkemesi'ne 'itiraz'dır. BİM'in bu itiraz üzerine vereceği karar 'kesin'dir. Yani, bu karara karşı Danıştay'a temyiz gibi başka bir olağan kanun yolu kapalıdır. Bu 'kesin' karar ile, adli yardım talebine ilişkin iç hukuk yolları tükenmiş olur. Dolayısıyla, BİM'in ret kararının kendisine tebliğinden itibaren 30 gün içinde, adli yardım talebinin reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını veya adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunulabilir.