İYUK m. 43'e göre, Danıştay veya Bölge İdare Mahkemesi tarafından görev ve yetki uyuşmazlığı ile ilgili olarak verilen kararlar 'kesindir'. Bu 'kesinlik' ifadesi, bu kararlara karşı Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolunu da kapatır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81062

Hayır, bu 'kesinlik' ifadesi, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolunu kapatmaz. İYUK m. 43'teki 'kesinlik', 'olağan kanun yolları'nın (itiraz, temyiz, karar düzeltme gibi) kapalı olduğu anlamına gelir. Yani, Danıştay veya BİM'in yetki uyuşmazlığı hakkında verdiği karara karşı, aynı yargı kolu içinde başka bir merciye itiraz edilemez. Bu karar, idari yargı açısından nihai ve bağlayıcıdır. Ancak, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru, bir 'olağan kanun yolu' değil, 'olağanüstü' nitelikte bir hak arama yoludur. Anayasa'nın 148. maddesi uyarınca, herkes, Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla, 'olağan kanun yollarının tüketilmiş olması' şartıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilir. Eğer bir kişi, Danıştay veya BİM'in verdiği yetki uyuşmazlığına ilişkin kararın, kendisinin 'kanuni hakim güvencesi' veya 'adil yargılanma hakkı' gibi anayasal bir hakkını ihlal ettiğini düşünüyorsa, bu 'kesin' kararın kendisine tebliğinden itibaren 30 gün içinde Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunabilir. Dolayısıyla, İYUK'taki 'kesinlik', anayasal denetim yolunu kapatan bir kesinlik değildir.