5607 sayılı Kanun (KMK) m. 13, kaçak eşya taşımasında kullanılan aracın müsaderesi için 'kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması' şartını aramaktadır. Bu 'ağırlıklı bölüm' kriteri nasıl yorumlanmalıdır? Sadece sayısal bir oran mıdır, yoksa niteliksel bir değerlendirme de içerir mi?
KMK m. 13'teki 'ağırlıklı bölüm' kriteri, Yargıtay tarafından sadece sayısal bir oran olarak değil, aynı zamanda niteliksel bir değerlendirmeyi de içerecek şekilde yorumlanmaktadır. Bu kriterin uygulanmasında mahkeme şu hususları değerlendirir: 1) **Hacim ve Ağırlık Oranı (Sayısal Değerlendirme):** Mahkeme öncelikle, yakalanan kaçak eşyanın kapladığı hacmin veya ağırlığının, aracın toplam taşıma kapasitesine oranını değerlendirir. Yargıtay'ın genel kabulüne göre, bu oranın %50'yi geçmesi veya ona yakın olması, 'ağırlıklı bölüm' koşulunun sağlandığı yönünde güçlü bir karinedir. Ancak bu, mutlak bir kural değildir. 2) **Niteliksel Değerlendirme ve Aracın Kullanım Amacı:** Kriterin yorumunda, kaçakçılık eyleminin niteliği ve aracın bu eylemdeki rolü de dikkate alınır. Eğer araç, sadece ve sadece bu kaçak eşyayı taşımak amacıyla özel olarak kullanılmışsa, yani yol üzerinde başka meşru bir yük veya yolcu yoksa, bu durum, kaçak eşyanın miktarı sayısal olarak az olsa bile, aracın o anki 'fiili yükünün' tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturduğu şeklinde yorumlanabilir. Yani aracın o seyahatteki 'asli amacının' kaçakçılık olması önemlidir. 3) **TCK m. 54/3 ile Birlikte Değerlendirme:** Yargıtay, bu kriter sağlansa bile, aracın değeri ile kaçak eşyanın değeri arasında bariz bir orantısızlık varsa, TCK m. 54/3'teki hakkaniyet kuralı gereği müsadere kararı verilmemesi gerektiğini de belirtmektedir. Kısacası, 'ağırlıklı bölüm' kriteri, sadece bir matematiksel oran değil, aynı zamanda suçun işleniş biçimi ve orantılılık ilkesiyle birlikte değerlendirilen karma bir kriterdir.