Bir taşınmazın, kadastro tespiti sırasında 'çamlık, taşlık ve çalılık' gibi vasıflarla Hazine adına tescil edildiği bir davada, davacının bu yeri sonradan imar ve ihya ederek zilyetliği altına aldığını iddia etmesi durumunda, mahkemenin ispat açısından öncelikle hangi delillere başvurması gerekir? Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/1309 K. sayılı kararında vurgulanan 'stereoskopik hava fotoğrafları'nın bu tür davalardaki rolü nedir?
Bu tür davalarda, yani kamu malı niteliğindeki bir yerin imar ve ihya edilerek kazanıldığı iddialarında, mahkemenin öncelikle başvurması gereken deliller, tanık beyanlarından ziyade, objektif ve bilimsel nitelikteki kayıtlardır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre bu delillerin başında 'hava fotoğrafları' ve 'memleket haritaları' gelir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/1309 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, özellikle 'stereoskopik hava fotoğrafları' kritik bir role sahiptir. Stereoskopik fotoğraflar, aynı alanın farklı açılardan çekilmiş iki fotoğrafının özel bir alet (stereoskop) ile birleştirilerek 'üç boyutlu (3D)' bir görüntü elde edilmesini sağlar. Bu teknolojinin davadaki rolü şudur: 1) **Geçmişe Yönelik Objektif Tespit:** Kadastro tespit tarihinden (örneğin 1991) geriye doğru, en az yirmi yıl öncesine ait (1971 ve öncesi) farklı tarihlerdeki hava fotoğrafları, taşınmazın o tarihlerdeki gerçek, fiziki durumunu (orman mı, kayalık mı, tarım arazisi mi) objektif bir şekilde gösterir. Tanık hafızası yanıltıcı olabilirken, hava fotoğrafı o anın 'resmini' çeker. 2) **İmar ve İhyanın Zamanını Belirleme:** Farklı yıllara ait hava fotoğrafları karşılaştırılarak, taşınmazdaki değişikliğin (örneğin, çalılık bir alanın ne zaman temizlenip tarlaya dönüştürüldüğünün) hangi tarihler arasında gerçekleştiği bilimsel olarak saptanabilir. Bu, zilyetliğin başlangıç tarihini ve imar-ihya eyleminin ne zaman tamamlandığını belirlemek için çok önemlidir. Mahkeme, bu bilimsel delilleri topladıktan ve uzman bilirkişiler (jeodezi ve fotogrametri mühendisi) tarafından yorumlattıktan sonra, bu bulguları yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla karşılaştırarak nihai bir karara varmalıdır. Hava fotoğrafları incelenmeden verilen bir karar, eksik incelemeyle malul sayılır.