5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (KMK) 13/2. maddesi, 'Etkin pişmanlık nedeniyle fail hakkında cezaya hükmolunmaması... sadece suç konusu eşya ile ilgili olarak müsadere hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.' demektedir. Bu hüküm, etkin pişmanlık durumunda 'nakil aracının' müsaderesi konusunda ne anlama gelmektedir? (Bkz. CGK 2018/312 E., 2021/512 K.)
Bu hüküm, etkin pişmanlık durumunda 'nakil aracının' müsadere edilemeyeceği anlamına gelmektedir. KMK m. 13/2'deki ifade dikkatle incelendiğinde, etkin pişmanlığın 'sadece suç konusu eşya ile ilgili olarak müsadere hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği' belirtilmiştir. Kanun metni, 'suç konusu eşya' (yani kaçak sigara, akaryakıt vb.) ile 'suçta kullanılan nakil aracı' arasında bir ayrım yapmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2021/512 K. sayılı kararında da bu yorum benimsenmiştir. Buna göre: - Fail, KMK m. 5'teki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak, kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı devlet hazinesine öderse, hakkında ceza verilmez. - Ancak, ceza verilmemesi, kaçakçılığın 'suç konusu olan eşyasının' müsaderesine engel olmaz. Yani, yakalanan kaçak eşya her halükarda müsadere edilir. - Kanun, müsadereye devam edileceğini 'sadece suç konusu eşya ile' sınırladığı için, bu kuralın bir istisnası olarak, 'suçta kullanılan nakil aracının' müsaderesine karar verilemez. Kısacası, etkin pişmanlık, faili hapis ve para cezasından kurtardığı gibi, suçta kullandığı nakil aracının müsaderesinden de kurtarır; ancak kaçak eşyanın kendisinin müsaderesini engellemez. Bu, kanun koyucunun etkin pişmanlığı teşvik etme politikasının bir sonucudur.